An Invisible Sign İncelemesi
Film İncelemeleri Sinema

An Invisible Sign İncelemesi

Filmin adı size garip gelmiş olabilir. ‘’Matematiği seven anlar’’ diyerek matematik severlere bir kapı  açalım. Matematik sevmeyenler siz de korkmayın. Size sesinden hiçbir şey anlamadığınız, ne anlattığını bilmediğiniz videolu matematik derslerinden değil bu film. Güzel film. Filmi neden beğendiğimi merak etseniz de etmeseniz de söyleyeceğim ama merak ederseniz sevinirim yani. Filmdeki aşkı beğendiğimi mi söyleyeceğimi sandınız? Hayır,  Mona Gray( Jessica Alba)’nın karakteristik özelliklerini çok güzel anlatmalarıydı.

Karakterlerin düşünceleri her güzel filmde olduğu gibi farklıydı. Mona Gray,  ailesi için hayallerini, kendi benliğini feda eden, matematiğe sımsıkı sarılan sayı avcısı güzel bir kızdır. Ailesinin üyelerinden babası ile annesinden oldukça farklı bir karakter.  Anneden de babadan da bir şeyler kapmış .Anneden güzellik ; babadan  matematik zekası kapmış. Babasından daha zeki orası ayrı. Ama filmdeki diğer karakterlerin iyi bir psikiyatr’a ihtiyacı var. Hele  Mona Gray’e sinir olan küçük kızın kesinlikle daha ağır bir tedaviye ihtiyacı var. Evlat olsa sevilmez ama maalesef o da birinin kızı.

an invisible sign inceleme

Senaryo baştan sona çok iyiydi.Kusursuz değil. Ne haltlar yemişsin senaristlerimiz bir görelim. Kirli çamaşırları tek tek dökelim.  Mona karakterini sevdik,üzüldük ama  o ailesine sinir olduk.  Mona’nın babası peder amcanın amacını bir türlü anlamadık. Ne konuşuyordu? Adam sağlık ocağından çıkmayan bağ-kur emeklisi hastalık hastası bir adam. Tamam oyunculuk süper ama izleyenlerin ruh sağlığı hiç düşünülmemiş. Film hem heyecanlandırıyor hem de sıkabiliyor.  Ama sıkı can iyidir. İsme logaritma konusunu vermişsiniz de logaritma matematiğin peynir ekmeğidir. Yani Pelinsu’lar ve Berkecan’lar bile yapar bunu. İntegrali  ya da Türevi desen eyvallah. Sayılara takıntılı olmak gerçekten güzel.O takıntıları çok güzel anlatmışsın. Daha ne takıntılar var bir bilseniz.

invisible sign 2

Spoiler yapmamak lazım.  Sinemanın günahı derler spoiler efendiye. Şimdi bu kadar iyi şeyler söylemişken yani ağzınıza bir parmak bal çalmışken gelelim kötü tarafına. İki öpücük ile bir adama aşık olma beni pek inandırmadı vallahi. Bütün hayallerinden vazgeçmesi dramatik açıdan güçlü olsa da biraz abartmışsın canım ya .  Film çok mu akıcı diyorsanız, iyi dinleyin.  Film çok güzel fakat ama tekrara çok kaçıyor. Bilgi tekrarından kusma aşamasına geliniyor resmen. Kansız birinden oluk oluk kan aktırmasını bekletecek kadar ağır gidiyor.  Film iki saat gibi gelse de insana; film 96 dakika.

Filmin en güzel sahnesi Mona Gray’in sayıları herkese sevdirmesi idir. En kötü sahnesini söylemeyeceğim.  Ne anlamı kalır. İzleyin ve görün.

Allahtan bu bir seri değil yoksa herkes ölmüştü ruh hastalığından. Olsa olsa Mona’nın bitmeyen anlamsız aşkını anlatırlar.  ‘’Neden anlamsız ?‘’ diyenlere cevap vereyim.  Sen, Mona, bu kadar kolay mı aşık olacaksın? İnanmam yani.

invisible sign 4

Oyuncuların oyunculuklarına asla lafım yok. Hepiniz iyi iş çıkardınız aferin çocuklar. Çok sağlıklı hiçbir karakter yok. Herkesin gıcık bir tarafı var. Jessica senin bile var. Mona mı demeliydim yoksa? Her neyse süperdin. Yönetmenimiz oyuncuları, mekan seçimini, senaryoyu güzel seçmiş. Ekip ile yani. Yönetmeni de yüceltmeyelim şimdi. Havasından geçemeyiz yoksa. Ama bir hoşuma gitmeyen kısım var . Sadece ve sadece 7 desem izleyenler anlar.

Evet  Jessica sana gelelim. Bak şimdi oynadın ettin tamam. Şimdi sen aşkını yaşa. 2 haftadır ne arıyorsun ne soruyorsun. Çok hayırsızsın vallahi. Neyse kurban bayramına az kaldı. Gelirsin  buraya elimden öpersin.

Heyecan  yarattıysam ben kaçayım. Aa unutmadan filmi izlerken sigaraya, içkiye başlayabilirsiniz. Temeliniz zayıfsa izlemeyin. Benim filme puanım 8.2. Neden mi? Film güzel+  ikisi de sevdiğim sayılardan+ kdv.

Haydi görüşürüz. Filmi izleyin. Yorumlarınızı bekleriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*