Eternal Sunshine Of Spotless Mind İncelemesi

Eternal Sunshine Of Spotless Mind İncelemesi

İşte Michel Gondry ve Charlie Kaufman’dan Oscar ödüllü bir film. Sil Baştan, birbirlerine ait bütün anılarını sildirten iki aşığın hikayesi… Birini akılından silebilirsin; ama kalbinden silebilir misin? Hayır. Kader birbirini hiç hatırlamayan bu iki aşığı tekrar bir araya getiriyor ve asıl kız ve erkeğimiz bakalım bu sefer kalplerine söz geçirebilecekler mi?

eternal sunshine of spotless mind 2

Yönetmenliğini Michel Gondry’in üstlendiği filmin senaryosunu yine Michel Gondry, Charlie Kaufman ve Pierre Bismuth birlikte yazmıştır. Bu üçlü neyin psikolojisine bürünmüş olacaksa, senaryo çok karışık. Filmin sonu başta mı başlıyor yoksa sonda mı belli değil. Düşünsenize birine aşık oluyorsunuz sonra acı çekmeye başlayınca gidip aklınızda ona ait her şeyi silip, sil baştan yaşıyorsunuz. (Filmin adını bulmak zor olmamış sanırım) Daha sonra bu kişi tekrar karşınıza çıkıyor ve siz ona tekrar aşık oluyorsunuz. Kader mi yoksa tesadüf mü diye oturup bir demlik çay bitiririm ben buna. Bu filmi ilk izlediğimde bazı noktalar kafamda soru işareti bıraktı. Sonra bir gün yine oturup izledim. Bu kez de büyülendim. Eğer izlenmediyseniz büyük bir kayıp. Zaten Jim Carrey ve Kate Winslet’in başrolünü paylaştığı bir filmden de bu beklenirdi.  Kate Winslet’in yansıttığı marjinal kadın tiplemesini çok sevdim. Özellikle de bir sahnede ‘Ben mükemmel değilim, ben sadece kafası karışık huzur arayan bir kızım.’ Repliğini kullanması beni büyülemişti.

Eternal Sunshine Of Spotless Mind 5

Joel Barish (Jim Carrey) ‘in Clementine  (Kate Winslet)  ile güzel bir ilişkisi varken bir anda Joel, Clementine’nin değiştiğini görür. Sanki bambaşka biri gibi görünür, çünkü Joel’i hatırlamaz. Buna sinirlenen Joel, Clementine’nin yaptığı gibi hafızasından onunla ilgili bütün anıları silmeye gider.  Olay burada başlıyor işte. Joel, anılarını silmeye çalışırken o anıları tekrar yaşamak zorundadır ve filmin büyük bir kısmı Joel’in aklındaki anıların tekrar yaşanmasıyla sürer.  En çok beğendiğim kısımda buydu. Joel anılarının çoğunun silindiğini anlayınca geri kalanı kurtarmak için kendi aklında Clementine’yi sürekli başka anılara kaçırmaya çalışır. Joel, Clementine’ye  ‘Seni siliyorlar’ dediğinde gözlerindeki o çaresizliği gördüm. Clementine, ‘O zaman beni bulamayacakları, içinde olmadığım anılarına götür’ dediğinde , Joel ‘İçinde senin olmadığın hiçbir şeyi hatırlamıyorum’ demesi beni çok duygulandırmıştı. Beni neden böyle seven olmadı diye oturup iki ağmadım değil hani. Film, hem senaryosuyla, hem oyuncularıyla hem de replikleriyle çok kaliteli bir yapım.
Filmin çekildiği mekanlar çok iyi seçilmiş. Özellikle de şu karla kaplı yer, iki aşığın romantik bir an yaşaması için ideal bir mekan.

Eternal Sunshine Of Spotless Mind 4

İki aşığın çaresizliğini anlatan en iyi replik sanırım Joel’in ‘Bekle’ demesi oldu. İki aşık birbirlerinin anılarını sildiğini ve tekrar karşılaştıklarını öğrendiğinde yapacakları hiçbir şeyleri kalmadı. Birbirlerini hiç tanımıyorlar ve bir zamanlar sevgili olduklarına dair bir kaset buluyorlar. Ya tekrar aynı şeyler olursa diye düşünmeden edemiyorlar tabi. Clementine evden çıkıp tam gidecekken Joel ‘Bekle’ der. Clementine ‘Niye? Birbirimizi tanımıyoruz bile. ‘ diye söyler. Joel ‘Bilmiyorum; ama bekle’ der.
Bilmiyorum; ama bekle… Ne kadar da çaresiz ve aşk dolu bir kelime;  Bekle….
Eğer aşıksanız ve anılarınız size acı veriyorsa bu film tam size göre.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*