Great Expectations (2013) İncelemesi

Great  Expectations (2013) İncelemesi

Bu film benim için oldukça özel. Bunu aslında ilk yazacaktım ama kısmet olmadı. Şimdi yazıyorum. Bu filmin kitabından oldukça etkilendim. Filmini de çıktığı ilk gün koşa koşa gittim. Biraz ayrımcılık yapabiliyor olabilirim ama ne yapayım.  Bu filmin kitabı çok değerli Charles Dickens abime aittir. Onun hikayesi olunca bende ayrı bir yer tutar.

Bu film ne anlatıyor da bu kadar etkilendin diyenler iyice dinlesin. Ağzınızın fermuarlarını kapatarak dinleyin. Kapalı olacak. Tek bir hava almadan dinleyin beni.  Evet bu film Pip adlı bir erkek çocuğunun yaşadığı acı dolu yaşadığı hayatı ve büyük hayallerini anlatıyor. Aman ne büyük hayal. Hatırlayınca çok sinirlendim. Anlatmayacağım  sonunu .

great expectations 2

Bütün karakterlerin  insanlara bakış açıları farklı olsa da karakteristik özellikleri çok çatışma göstermiyor. Gösteren kısımlar da var. Mesela Cesaret. Hepsinde farklı oranlarda ceplerinde bulunuyor.

Senaryo hiç de durağan değil. Film resmen  film şeridi gibi gözlerimin önünde akıyor.  Kitapta kafamda yarattığım karakterlerinin görünümlerinin tam da istemiş olduğum görüntüler olduğunu gördüm. Bunun için çok mutlu oldum.  Yaşanan dramatik çatışmalar, kavgalar, şaşırtmacalar, üzülmeceler hepsi ekonomik bir paket içinde tüm seyirciye resmen dağılmıştı. Bir büyücü bile kaynayan kazanındaki buharı bile bu kadar yayamazdı diyebilirim.

Filmde en çok Bayan H’nin yaşadığı dramdan etkilendim. Bayan h dediysem  de bayan Hatice olarak düşünmeyin.  Bayan Havisham’dır adı. Adı garip diye dalga geçmeyin gariban kadınla. Yazık yani. Film açısından gariban tabii.

great expectations 3

Bu filmin devamı olamaz. Çünkü biten bitti. Anlatılacak bir şeyi kalmadı. Olan oldu, ölen öldü. Bize de cenaze namazını kılıp fıstıklı helvasını yemek düşer. Daha önceden başka yönetmenler tarafından çekilmiş. Ama hiçbiri bunun kadar sahici değil bana göre. Görseli ve iyi bir senaryosuyla sinema dünyasını yıkıp uzaya yatay geçiş yapmış.

Senaryodaki hataları söylemeyeceğimi mi sandın senaristlerimiz ve yönetmenimiz. Hiç benden kaçar mı? Asla. Korkmayın çok kızmayacağım. Şimdi Pip’in  ablası kitapta farklı filmde farklı öldü.  Kadının şimdi  mezarda kemikleri sızlıyor, yerinde ters dönüyor. Çok üzüldüm. Bayan Havisham’ı sen ne hakla öldürürsün diye sormam lazım. O kadın akbabalara ve yaşadığı drama karşı bir duruş gösterirken sen kitapta  ölmeyen kadını nasıl cayır cayır yakarsın? Çok ayıp.  Charles abimizin morali çok bozuk. Ağlıyordu geçen gördüğümde. Hele o öğretmen kızı nasıl pedofili meraklısı kadın yaparsınız. O Pip karakterini öpmedi ki.Ne diye öpüyor.  Bu kadar ayran gönüllüyse bu öğretmen hanımefendi, aşk acısı çekenlere bu ayranı söylesin de o da aşık olsun başkasına.

great expectations 4

Oyunculuklarınız süperdi. Oradaki 3 kişiyi ‘’Yüzüklerin Efendisi’nden’’  tanırsınız. Kimler olduğunu izleyince görürsünüz. Bütün yaşanan dramları bize o kadar iyi aktardılar. Gidip ağladıkları zaman beyaz perdeyi yırta yırta gelip sarılasım geldi.  Estella karakterini çok beğendim. O kız tam Estella olmak için doğmuş. Kitapta neyse o olmaya çalışmışlar onlar.

Filmin olumsuz yanı kitaba bir iki yönden bağlı kalmaması.   Kitapta ne yaşadıysam filmde de aynısını yaşattı yönetmen abimiz. O ateş gibi efektleri çok güzel yapmışlar. Size bütün karakterleri anlatsam ne anlamı kalır?  Değil mi ama?

Estella ve Pip siz evlendiyseniz beni neden nikahınıza çağırmadınız? Bana söz vermişlerdi bu ikisi. Beni nikah şahitleri yapacaklardı ama yapmadılar.

Kalp ve tansiyon hastaları bu üzüntüleri kaldıramayabilirler. İzlemesinler onlar. Ama siz geride kalan Charles abimin sevgili mirasçıları, siz ilk önce kitabını okuyun sonra da filmi izleyin. Yorumlarınızı bekliyorum. Başka filmlerde görüşmek üzere sevgili okuyucular. Haydi görüşürüz.

Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Yorumlar
  • 2 yorum
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*