“The Shallows” 5 Ağustos’ta Vizyonda!

“The Shallows” 5 Ağustos’ta Vizyonda!

Columbia Pictures bir Weimaraner Republic Pictures- Ombra Films yapımı olan Jaume Collet-Serra filmi The Shallows/Karanlık Sular’ı sunar.

Sıkı bir gerilim filmi olan The Shallows/Karanlık Sular’da, Nancy Adams (Blake Lively) gözlerden uzak bir kıyıda sörf yapmaktadır ki kendisini bir büyük beyaz köpekbalığının avlanma sahasında bulur.

the shallows

Kıyıdan sadece 180 metre açıkta olmasına karşın, hayatta kalmanın Nancy’nin yaratıcılığını, pratik zekasını ve dayanıklılığını kullanmasını gerektiren tam bir irade sınavı olduğu anlaşılır.

Filmi Anthony Jaswinski yazdı, Jaume Collet-Serra yönetti. Filmin yapımcılığını Lynn Harris ve Matti Leshem; yönetici yapımcılığını ise Doug Merrifield ve Jaume Collet-Serra gerçekleştirdi. The Shallows/Karanlık Sular’ın görüntü yönetimi Flavio Labiano’nun, yapım tasarımı Hugh Bateup’ın, kurgusu ACE’den Joel Negron’un, müziği ise Marco Beltrami’nin imzasını taşıyor.

the shallows 3

Kıyıdan çok az bir mesafe açıkta bir kayanın üzerinde mahsur kalan Blake Lively, “Bu film sizi ilkel bir düzeyde yakalıyor” diyor ve ekliyor: “Burada söz konusu olan şey hayatta kalma gücü, irade gücü. Senaryoyu okuduğumda, ‘O durumda ben ne yapardım?’ diye düşündüm. Nancy’nin hayatta kalmak için verdiği mücadele gerçekten inanılmaz.”

The Shallows/Karanlık Sular’da, Nancy (Lively) annesinin ölümünün ardından teselli arayan bir genç kadındır. Kararlı bir tıp öğrencisi olmasına rağmen, onu rahatlatan şeylerden biri de sörf yapmaktır ve şimdi aradığı yeri bulduğunu düşünmektedir –annesi için özel bir yer olan gizli bir kumsal. Tek başına sörf yapmanın tehlikeli olduğunu bildiği halde, yol arkadaşı son anda gelmekten cayınca bu riske girer –hatta sıkı ilişkilere sahip olduğu ailesini arayıp bu özel yeri bulduğunu söyler. Bu güzel, saklı kumsalda sörf yapmanın düşünmek için iyi bir fırsat olduğunu hisseder.

the shallows 4

Eşi ve ortağı Lynn Harris’le birlikte filmin yapımcılığını üstlenen Matti Leshem, “Ne yazık ki, Nancy bir büyük beyaz köpekbalığının beslenme alanına giriyor. Köpekbalığı ona saldırıyor ama bunu yapması sadece doğasının gereği. Nancy kıyıdan yalnızca 100-200 metre uzakta –bu mesafeyi yüzebilir ama kendi ile güvenli yer arasında köpekbalığı var” diyor.

Lynn Harris ise şunları ekliyor: “Bir karakterin yükseltilmiş bir durumdaki yolculuğu hoşuma gidiyor. The Shallows/Karanlık Sular merkezinde gerçek bir karakter olan inanılmaz gerilim yüklü bir macera. Ana karakter gücünü bulma ve korkusunu yenme gelişimi yaşıyor.”

 

Gerçekten de, Nancy o durumdan canlı kurtulmak için tüm gücünü –cesaretini, aklını, pratik zekasını ve yaratıcılığını– kullanmak zorundadır. Yapımcıya göre, Nancy, ”Elindeki pek az şeyle idare etmek zorunda olduğunu fark ediyor. Hayatta kalmak için kullanabileceği şeylerin bir listesini yapıyor. Daha önceki bilgi ve deneyimlerinden ilkel içgüdülerine, çevresindeki ortamı incelemek ve değerlendirmekten kıyafet ve aksesuarlarını alet olarak kullanmaya kadar, hayatta kalma mücadelesinde yardımı dokunacak her şeyi belirliyor. Ve tıpkı medcezir gibi, bu mücadele de gittikçe üst seviyeye çıkıyor.”

 

“Hikaye son derece organik ama aynı zamanda hepimizin özdeşleşebileceği bir şey: En büyük korkularımızla başa çıkmak” diyor Leshem ve ekliyor: “Yüzleşebileceğinizi asla düşünmediğiniz bir şeyle yüzleşmek için ne gerekir? Elbette, belli bir düzeyde, gerçekten zorlu olan her şeyin büyük beyaz köpekbalığıyla cisimleştiği bir metafor bu.”

 

Nancy kendini okyanusun en müthiş yırtıcısıyla karşı karşıya bulur. Bu köpekbalığı özellikle iri ve ölümcüldür –kan kokusu alınca içgüdüsel olarak yaptığı şeyi yapar ve beslenme alanını, büyük bir kambur balina leşini korumaya girişir. Nancy gitgide yaratıcı olsa da, köpekbalığı da yaşamaya aynı ölçüde kararlıdır ve bu zorlu irade savaşında varını yoğunu ortaya koyacaktır.

Bu mücadelenin koreografı Jaume Collet-Serra’ydı. Harris yönetmen için, “Yaptığı her filmde olağanüstü miktarda gerilim var” diyor ve ekliyor: “Oyuncularından müthiş performanslar çıkarıyor; her sahneyi ve her kareyi izleyicilerin gözünden görüyor; onlar için o anda en heyecan verici deneyimin ne olacağını düşünüyor.”

Yapımcılar filmin başrolünü “Gossip Girl”le şöhrete kavuşan ve The Age of Adaline’deki performansıyla övgü toplamış Blake Lively’ye verdiler. Harris’e göre, “Blake tüm hayatı boyunca sörf yapmış bir genç kadın gibi görünüyor. Ayrıca, tıp öğrencisi olduğuna inanmanızı sağlayacak bir ağırlığı var. Performansı güçlü ve duygusaldı. Zor bir roldü çünkü filmin hemen hemen her karesinde yer alıyordu.”

“Blake çok sevimli olmasının yanı sıra, çok güçlü, çok zeki ve çok yaratıcı. Nancy’de öne çıkmasını istediğimiz özellikler bunlardı” diye ekliyor Collet-Serra.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*