The Fault In Our Stars İncelemesi

The Fault In Our Stars İncelemesi

Bu yine bir kitap filmidir. Bence bu kitap da filme çekilmek için yazılmış. Ben inanmıyorum ki bu kitabın yazarı beyefendi bu kitap olarak kalacak diye yazmamıştır. Neyse olsun bir şeyler yazmışsın. Bak seni öveyim o zaman yazar bey. Kitabın kapağı çok güzel.  Tamam, kitap konusunu burada kapatıp asıl konumuza gelelim.

Biraz hikayeyi  küçükçe pataklasak da kitaptan çevrilen filmler, benim ilgimi çekmiştir.  Bu filmin en güzel yanı bence karakterin iç sesinin bize her şeyi anlatmasıdır. Karakterin  sesini duydukça onunla yakın arkadaş oluyorsun ve o seni sürükleyebiliyor. Beğenmediğim yerleri de var. Onu da zaten belli edeceğim.  Bu filmin verdiği his hem  çilekli milkshake hem de  isot tadı veren bir karışım. Neyse midenizi bulandırmayayım.

the fault in our stars 2

İlk önce karakterimiz nedir kimdir bir onu tanıyın. Hazel adlı bir liseli kızın hayatını anlatıyor. Bu kız nefesle ilgili olan adını aklımda tutmadığım yani tutmaya gerek duymadığım ağır bir hastalığı var. Nefes alamıyor. Çocukluğundan beri hastanelerde sürünüyor. Bir de yanında tek ayağı kırık pazar arabası cinsli nefes almasını sağlayan mavi bir nefes kutusu taşıyor. Yani tüm hayatı onun içinde. Bu kız bir çocuğa aşık oluyor. Bu çocuk da hasta. Hem ruhen hem  de işte ağır sorunu var. Hazel, sessiz bir kızdır. Çocuk ise aşırı çılgın.  İşte karakteristik bir zıt yönleri var.  Çatışma da burada başlıyor.

Hazel sessiz ama bir umut taşıyor ama o çocuk çılgın ve ölmek istiyor. Sanki senaristimizin kafası karışmış. Keşke yazmadan önce 4 günlük bir uyku çekseymiş. Neyse olan oldu. Hazel’in ailesi biraz durağan noktada kalmış. Annesi ön planda ve o fedakar bir kadın. Babası artık nerelerde kiminle bilemem. Günahını almayayım adamın.  Arkadaşları ise bu iki karakterin su ile karıştırılmışı. Bir de yazar bey var. O  adamı tanıyacaksınız ve benim gibi sevmeyeceksiniz. Adamın yüzünde bir gram nur olmadığını hepiniz göreceksiniz.

the fault in our stars 3

Senaryo biraz durağan. Bu yazarla tanışmak için onca yol çekmesi biraz zorlama gibi geldi. Hani bir dizi yazarsın. Dizi tutmaz ama milleti iki manzara ile çekerim düşüncesiyle yazılmış sahneler gibi olmuş.  Kötü mü değil fakat daha farklı sahneler koysan biraz daha etkileyici olabilirdin.  Hepsi o kitabı yazan adam yüzünden. Ondan çekinerek çok değiştirmediniz bunu anlıyorum.  Bir yazar için  oralara gidiyor ama boşa gidiyor.  Neyse yazar niyetine şehir turu attı.

En beğendiğim sahne Hazel’in çocukluk zamanında yaşadığı bu olay.  Çok güzel etkilediler bizi. Kesin yönetmende bir hipnoz cihazı var. Bu yüzden  de etkilenmiş olabilirim. Neden aşk sahnesi değil diyenleri duyar gibiyim.  Bütün herkesin kapısına bardak koyarak dinlemedim, sadece hissettim. Aşk sahnesi  belli.  Bir hastalığın verdiği acılar beni daha çok etkiledi. Bilmiyorduk çünkü daha önce değinilmedi. Aşka herkes değinmek zorunda. Bu yüzden hastalanmaktan korkmayın. Çıkın çıkın hastaneye gidin.

the fault in our stars 4

Gel  gelelim performanslara. Eyvallah güzel oynadınız ama çok ruhsuz yanlarınız da oldu. Bak  Hazel tam bu rol için yaratılmışsın  biliyorum. Özellikle saçların bu hikayeye yakışmış. Aferin iyi kuaföre gitmişsin belli.  Yönetmenin bakış açısı oldukça hoş. Doğanın olduğu her yer beni etkiliyor. Duyguların açığa çıktığı en güzel yer olduğu için mekanları güzel seçmişsin. Kostümler, aksesuarlar hepsi  tam yerli yerinde. Fakat çocuk çok tipsiz.  Bu da iyi bir oyuncu bulucu seçmediğinizden. Bana söyleseydiniz ben yardım  ederdim. Kısmet değilmiş. Bu seferlik affettim. Ama  başka sefer olmasın.  Müzik olarak ‘’Yıldızların Altında’’ adlı şarkıyı koymadığınıza sevindim.

Valla Hazel, beni 9 yıldır tanırsın. Açık konuşurum. Çok ruhsuzsun. Azcık cilt ve ruh bakımını yaptır derim ben.  Haklı olduğumu biliyorsun.  Doktor olmamama rağmen hastalığın çözümünü bir tek ben biliyorum. Öncelikle aç interneti. Ucuz Karadeniz turlarını bir araştır. Kal 1 hafta orada.  Sen bizden iyi nefes alırsın orada. Ülkene dönünce de nefesi  kuvvetli diye anılırsın benden söylemesi.

Hazel ile çok konuştum çünkü o bir başrol. Her şeye okçu gibi göğüs germek zorunda.   Okuyuculara tavsiyelerim  var.  Bu filme bence bir bakın.  Yaşananlardan bir ders çıkartın. Kendi hayatınıza uygulayın.  Ağlanması gerekilen bir film değil ama ağlayanlar olmuş. Bilemiyorum siz, nasıl izlersiniz.  Yorumlarınızı bekleriz.  Kendinize iyi bakın. Sakın birine takılıp da ilaçlarınızı aksatmayın. Haydi görüşürüz.

Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0