In The House (Dans La Maison) İncelemesi
Film İncelemeleri Sinema

In The House (Dans La Maison) İncelemesi

Hep Amerikan filmlerinden gittik. Bugünlük de rotamızı Avrupa’ya çevirelim. Sür kaptan Fransa’ya. Titanic gibi batırmadan geldik Fransız filmine. Bu filmi seçme nedenim izleyenlerin ruh sağlığı azıcık da olsa bozulsun biraz da gerilsin diye bu filmi seçtim. Çünkü ben yaşadım. Biraz da sizler aynı duyguyu hissedin dedim. Fena mı yaptım? Bence yapmadım. Korktunuz mu? Hayır, korkmayın. Korkularınızı yavaşça yere bırakın. Bu filmi ön yargısız izleyin.ya

Bu film, liseli bir çocuğun yazarlık yapmak isteyen ve kendini Edebiyat hocasının da gözüne girerek gelişmeye çalışan, ukalalıkta zirve yapmış ,elfliği bir puanla kaçırmış bir çocuğun hikayesi.  Bu filmin başrolü bu çocuk.Bunun da matematiği iyi. Sınıfın en sessiz çocuğunun da matematiği berbat.  Bu da o çocuğa ders çalıştırmak için evlerine giriyor. Girdiği günden itibaren kaleyi içten fethediyor. Keşke onunla kalsa. Böyle bir ruh hastasını ömrünüz boyunca göremezsiniz. Brezilya dizilerindeki fettan kadınlardan bile daha fettan bir çocuk. Yazarlık yapacak  diye yaptığı şeylere bak diyeceğiniz bir çok sahne olacağını düşünüyorum.

ın the house 4

Bu filmdeki karakterler aslında şöyle başroldeki çocuğu anlattım. Sessiz çocuk ve ailesi zaten orta halli sıradan, etliye sütlüye karışmayan leblebi gibi bir aile. Edebiyat öğretmeni ve onun eşi sanatçı yani biraz da burjuva denebilir. Burjuva dedim diye eski zamanlarda geçiyor sanmayın.  Yani karakterler birbirinden farklı. Karakterlerin yaptıkları birbirinden ayrı. Bir şeylerde birleşseler de karakteristik özellikleri hemen belli oluyor.

Senaryonun akıcılığına ya da durağanlığına gelirsek hem akıcı hem durağan diyebilirim. Zaten bu başroldeki horoz suratlı çocuğun yaptıklarını görünce kendiniz utanacaksınız ve çok gerileceksiniz. Çocuğa hem kızacaksınız hem de olanlar konusunda şaşkınlığınızı bir an bile bırakamayacaksınız. Heyecan hep dorukta olacak. Ama heyecanlanınca da ‘’ne zaman bitecek, ne olacak’’ diyeceğiniz bir sürü an olacak. Hazırlıklı olun derim ben.

Filmde en çok etkilendiğim sahne bir tane var diyemem. Bir sürü var. Ama bunu sizlere söylersem filmin bütün yapbozunu bozmuş olurum. O yüzden film güzel yani. Film insanı her türlü etkide bırakıyor. Ama öyle gülünecek bir sahne yok diyebilirim. Psikolojik gerilim yani adı üstünde.  Siz de izleyince etkileneceksiniz.

ın the house 2

Bu filmin öncesi veya sonrası yok. Aman olmasın da zaten. Ben bunun devamını izleyecek ruh durumunda değilim. Bu filmi izleyen herkes de öyle düşünecek izleyince. Bundan çok eminim.

Kurgusunu teknik açıdan hiçbir kusur göremedim. Ama kurgusunu çok beğendim. Hem geriye hem ileriye gidiş sahnelerinin ve seslendirmelerinin pahalı bir telefon şirketinin bir haftaya özel verdiği ucuz sms, internet ve konuşma paketi kadar güzel olduğunu söyleyebilirim.  Kurguda yapılan güzel efektleri hiç söylemeyeyim. Ben söylersem armut pişer ağzınıza düşer. Siz gidin armutu almaya.

Oyunculuklar beni çok etkiledi diyebilirim. Filmin mesajını bizlere doğru iletmişler. Mekan seçimleri çok doğru olmuş. Dramatizasyonun yaşanabileceği en güzel yerler diyebilirim. Yönetmenin gözü ile bu  mekanlar ve oyuncular filmi daha da yukarı çıkartmış.

in the house 3

Benim asıl merak ettiğim olay Bu başroldeki çocuğun çirkinlikten ölmesi. Kendine bu kadar özgüvenli olması da ayrıca tez konusu.   Bu yüzden sizi  bu konuda asla tebrik edemem. O kadar oyuncu varken bu tipsizin seçilmesi neden. Eğer yakışıklı ve çirkini ayırt edemiyorsanız bir  göz muayenesine gidin derim. Neyse olan oldu.  Ama bu senaryonun sonu için sizi tebrik  ederim. Çok ilginçti. Gerçi bütün sahneler ilginçti de neyse.

Tamam bu kadar yeter diyelim. Evet sayın  okuyucular, bu filmi izleyin. Bu filmi beğendim ama gerilmekten de kendimi alamadım. Uzun lafın kısasının sonucu işte bu kadarlık cümledir. Filmi izleyin,izletin. Fazla gerilime gelemiyorsanız izlemeyin. Ama izleyen herkesin yorumunu bekleriz.

 

3 yorum
  • Güney 16 Ağustos 2016 at 14:55

    bıkmadan , usanmadan okudum ..hele o samimi dil… Tebrikler çok güzel bir yazı

  • BURCU 16 Ağustos 2016 at 12:02

    selimcim seni bu alemde tek geçiyorum süper anlatmışsın yine tek tek

  • BURCU 16 Ağustos 2016 at 12:01

    benim süper anlatım kahramanım oldun selimcim yine süper döktürmüşsün tebrikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*