The Invention of Lying – 2009 İncelemesi

The Invention of Lying – 2009 İncelemesi

Merhaba,

Bu hafta da uzun zamandır izlemek isteyip ancak fırsat bulduğum “The Invention of Lying”i izledim. Filmde birbirinden iyi iki komedyen hem Ricky Gervais in hem de Louis C.K in parmağı olunca ortaya tabii ki çok iyi bir film çıkmış. Ancak ikisini de bildiğimden Louis C.K filme senaryo konusunda değil sadece oyunculuğuyla katkıda bulunmuş.

Adından da anlaşılacağı gibi film yalanın icadını anlatıyor. Filmdeki dünyada bizimkinden farklı olarak herkes ama herkes sadece ve sadece doğruyu ve dosdoğruyu söyleyebiliyor. Neden? Çünkü yalan daha icat edilmedi. Ancak muhtemelen Ricky Gervais yalan söylemekle duyguları içinde tutmayı bir gördüğünden olacak ki kimse sözünü sakınmıyor. Gerçekleri söylemenin yanında biraz abartılı bir açık sözlülük de yer alıyor. Herkes insanların yüzüne yüzüne gerçek hislerini açıklıyor, tabelalarda markalar kendilerini adeta ifşa ediyor, sosyal kurumlar ne için var olduklarını açıkça yazıyor gibi gibi.

invention of lying 2

The Invention of Lying filmimizin başkahramanı Mark da bu dünyada yaşayan gayet şanssız ve basiretsiz biridir. Başarısızdır, şişmandır, yakışıklı değildir, kimse tarafından da sevilmez. Ta ki şans eseri yalan söylemeyi icat edene kadar. Yalanlar sayesinde hayatı tamamen değişir ve adeta şansı döner. Bazı konularda kendine çıkar sağlasa da ilk zamanlar bu gücü nasıl kullanacağı konusunda düşünür. Başlarda bocalasa da sonradan ufak sorunları çözmeye başlar ta ki bir gün işler tamamen sarpa sarıncaya kadar.

Burada filmdeki yalan konusunu izah etmem gerekiyor. Sadece Mark yalan söyleyebildiği için kimse fark edemiyor, filmde de “olmayan bir şeyi söylemek” olarak tasvir ediliyor. Siz daha ziyade yalan söylemeyi gerçekliği değiştirmek olarak düşünün. Yalan olarak söylenen her şey gerçeğe dönüşüyor.

invention of lying 3

Her insan gibi ister istemez “acaba benim beğendiğimi otoriteler de beğenmiş mi, bir bakayım da ona göre millete daha da öveyim” mantığıyla ben de o otoritelerden bazılarının verdiği puanlara baktım ve gördüm ki IMDB: 6.4, Rotten Tomatoes ise %58 puan vermiş ki gerçekten yazıklar olsun. Bir tek Roger Ebert 4 üzerinden 3.5 vermiş ki sırf bu puanı nedeniyle bundan sonraki yazılarımda onun puanına da yer vereceğim.

Benim puanım ise 8.3

TEHLİKE! BURADAN SONRASI SAFİ SPOİLER

Ancak belirtmem gerekir ki film basit bir film değil ve belli ki filme düşük puan verenler Ricky Gervais i tanımayanlar, din hakkındaki görüşlerini bilmeyenler ve/veya içindeki dinî esprilerden rahatsız olan inançlı kimseler. Aksi takdirde her şeyden önce yeni ve farklı bir senaryo ile yapılmış böyle bir film düşük puanı kesinlikle hak etmiyor.

invention of lying 4

Şimdi filmdeki bazı göndermelere değinelim:

İnternette de büyük ihtimalle rast geldiğiniz üzere bazı araştırmalar kadınların erkekte güce önem verdiğini ve bunun sebebinin ise soyunun bu güçlü erkek üzerinden devam ettirmek istemesi olduğunu belirtir. Filmde de buna ithafen Mark’ın aşık olduğu Anna karakteri Mark’ı sevmesine rağmen sürekli iyi gene sahip olan bir eş adayı arar.

Ricky Gervais ateist olduğundan gösterilerinde olduğu gibi filminde de din konusuna değinmiş. Ateizme göre cennet cehennem olmadığından öldükten sonra hiçlik başlar. Ölünce hiçbir şey olmaz sadece yok oluruz. Filmde de sadece doğrular anlatıldığından herkes öldükten sonra boşluk olduğuna inanır. Mark’ın annesini ölüm döşeğinde ziyaret ettiği sahnede anne ölüp boşluğa gitmekten korkar ve Mark da onu teskin etmek için yalan söyler ve öldükten çok güzel bir malikâneye gideceğini ve sevdiği herkesin orada olacağını söyler. Buradaki gönderme dinin insanlara ulaşmasının sebebi insanları rahatlatmasıdır.

Tabi annesini telkin ettikten sonra odadaki hemşireler ve doktorların duymasıyla da ölümden sonraki hayat ile ilgili sorular sorulmaya başlanır ve Mark için bir yalan diğer bir yalanı doğurur. Halka açıklama yapma maksatlı 10 maddelik bir yazı kaleme alır ve yazdığı dosya kağıdını “keşke tablet şeklinde olsaydı” diyerek pizza kutularına yapıştırır. Böylece 10 Emir’e de göndermesini yapar.

Maddelerini okuduğu sırada sorulan bazı gereksiz detaycı sorular da internetteki capsler ile birebir aynı. Zira bizde olanların aynısı başka dinlerde de oluyor.

Yeni aldığı evin bankında eşine anlattığı olağanüstü olay, yazdırdığı hikâyedeki ördeğin Alaska’daki ayının yanına uçması olayı ve yazdığı senaryodaki uzay gemisi de Nuh’un gemisi gibi olaylara, yani kısaca mucizelere göndermedir. Anna’yı kaybetmemek için evlenmeden ilişkiye girme kuralını getirmesi kendisini de pişman ettiğinden burada da dini kitaplar, yazan kişinin keyfine göre şekillendirilmiştir mesajı yatmakta. Bu olay kaç kötülük hakkımız var sorusuna 3 diyelim cevabında da vardır.

Gazete manşetlerinden birinde bulunan “Nihayet iyilik yapmak için sebebimiz var” yazısı da din gelene kadar iyilik yapmıyorduk din gelince artık iyi olabiliriz eleştirisi. Yani din olmadan da iyi insan olunabilir görüşü. Çocuklara Aids bulaştırması ve 104 yaşındaki kadının yaşamasına izin vermesi de tanrının adaletsiz olduğunu görüşüdür.

Sokakta yürürken hayatını yalanlarla düzelttiği kişilerin tekrardan kötü durumda olduğunu görmesi de yalanların yani dinin aslında bir şeyi değiştirmediği mesajını veriyor. Hemen sonrasındaki sahnede de arkadaşlarının nasılsa ölecekleri için şimdiki hayatı önemsememeleri nasılsa ölünce malikâneye gideceğiz bir an önce ölsek durumunda olmaları da dinin insanları uyuşturduğu fikrini savunur. Bir başka gazete manşetindeki “İş verimliliği %14’e düştü, herkes malikânesini düşünüyor” bunu destekler.

Yatağından uzun saç-sakalla üstünde çarşafla sokağa çıktığı sahnenin de İsa göndermesi olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Nikâhın kıyıldığı kilisedeki rahibin boynundaki haç şeklindeki kolye de haç değil Mark’ın ellerindeki madde tabletleridir.

Gelelim filmin eksiklerine. 10 maddeyi yazdıktan sonra sorulan sorular karşısında cevapsız kalan Mark’ın daha sonra başka yazılar kaleme alması bunun da diğer dinleri temsil etmesi filmi daha bütünleyici kılardı. Ama herhalde film çok tepki çekmesin diye böyle yapmamış da olabilir.

Not: Bu bir Film incelemesidir. Hiçbir inanç eleştirilmemekte veya savunulmamaktadır.

Semih İspir
Semih İspir Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0