Dhoom 3 (2013) İncelemesi

Dhoom 3 (2013) İncelemesi

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Dhoom ve Dhoom 2’deki oyuncular Abhishek Bachchan (Jai) ve Uday Chopra (Ali Ekber) bu filmde de bulunuyor ancak “Sahir” rolündeki Aamir Khan’ın serinin üçüncü filmine katılması tamamiyle filmi bambaşka bir boyuta taşımış.

1990 yılında “Büyük Hint Sirki’nin” sahibi İkbal Harun Khan’ın (Jackie Shroff) bankaya büyük borcu bulunmaktadır. Ancak İkbal Khan’ın hayatı sirktir ve bu sirk olmadığı sürece yaşamasının bir anlamı olmayacağını sürekli ifade etmektedir. İkbal Khan’ın oğlu Sahir Khan ise babası gibi bu sirkin oluşmasının ve büyümesinin hayallerini kurmaktadır. Ancak tek şansları davet ettiği bankacıların gösteriyi beğenmelerini sağlamaktır. Mükemmel bir gösterinin ardından ve ilk defa gerçekleştirilen gösteriye rağmen Banka Müdürü Anderson (Andrew Bicknell) katı bir tavırla binayı boşaltmaları için zaman verir. İkbal Khan bu adaletsizliği kaldıramaz ve bankacıların, oğlunun önünde tabancasıyla kendini vurarak intihar eder.

dhoom-2

Asıl film bu sahneden sonra başlar. Sahir büyümüştür ve tek amacı sirki yaşatıp babasının intiharına sebep olan bankayı çökertmektir. Bankadan çaldığı paralarla “Büyük Hint Sirkini” kurar. Sirkin provalarına devam eden Sahir, gösteri için başrolü paylaşacağı bir kıza ihtiyacı vardır. Aradığı özellikler ise hem özgüveni yüksek hem cesaretli hem de karşısındaki insanı etkileyecek bir güzellik. Filme tam anlamıyla renk katan ve sempatik olduğu kadar da seksi olan “Aaliya” (Katrina Kaif) son anda seçmelere katılır ve beş dakikalık gösteri yapmak için Sahir’i ikna eder. Beş dakikalık gösterinin ardından (O gösteriyi izlerken gözlerinizi ayırmanız pek mümkün olmayacak) Sahir aradığı kişiyi bulmuştur ve “Aaliya”yı sirk kadrosunun başrolüne dahil etmiştir.

dhoom-3

Hindistan’da iki Mumbai Polisi Jai ve Ali Ekber ise Amerika’nın Chicago eyaletinde gerçekleştirilen bu soygunu çözmek için Chicago’ya çağrılır. Amerika’da onlara sarışın güzel Victoria (Tabrett Bethell) eşlik edecektir.

Kötü Polis – İyi Hırsız çatışmasının bol olduğu filmde akıcılığın bir an bile kaybolmadığını veya azalmadığını söyleyebilirim. “Bollywood” klasiği müziklerin sıklıkla ama yerinde olduğunu ve çoğunlukla gösteri zamanı kullanıldığını düşünürsek akıcılığı etkileyen hiçbir kötü faktör göz önünde değil. Ayrıca klasik Aamir Khan filmlerindeki gibi sakinlikten öte sıklıkla aksiyon beliriyor filmde. Aamir Khan’ın dünyadaki ilk on oyuncudan biri olması gerektiğini bu filmde rahatlıkla söyleyebilirim. (Bu adama her rol mü yakışır diye serzenişler duyar gibiyim.)

dhoom-4

Yönetmenliğini sadece Dhoom filmlerinden tanıdığımız Vijay Krishna Acharya üstleniyor. Umarım böyle bir yeteneği varken Dhoom gibi seriler üretmeye devam eder. Yönetmenliğini ve senaryosunu üstlendiği filmde sıklıkla aksiyona ve sürprize rastlayabilirsiniz. Özellikle Sahir’in vurulduktan sonra yara almamasının altında yatan gerçeği öğrendiğinizde inanın benim gibi şok olabilirsiniz. Benim de en çok üstüne düştüğüm ve beğendiğim sahne buydu.

Ve Bollywood’un temel özelliği olan filmin “Öğüt Verme” bölümü de bütün insanlığa ders olacak nitelikte. Dostluğun, özellikle kardeşliğin nasıl zor kazanılıp da kolay kaybedildiğinden bahsediyor film. Herkesin insan olduğu gerçeğini, eşit özellikleri sahip olmasak da eşit yaratıldığımızı hatırlatıyor resmen…

Asıl detaylara değinmektense konuyu anlatmayı tercih ettim. Gerçek detayların sürprizlerin içinde olduğunu düşünebilirsiniz. Bol bol sürprizlerin olduğu Dhoom 3 filmini kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Not: Ağlama Garantili

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*