Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children İncelemesi

Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children İncelemesi

Yine bir Tim Burton filmi ile karşınızdayım. Adam süper filmler yapıyor ve sadece benim yazı yazmamı istiyor. Haklı adam. Beni Amerika’dan görüyor. Gözü tramvay gibi.  Evet neden bu film diyorsunuz bana.Sorabilirsiniz tabii. Hemen anlatayım. Birinci nedenim, Tim Burton filmi olması. İkinci nedenim, filmin fantastik konusu  ve enteresan fragmanı. Fantastik konu olunca Tim Burton dışında kimse fantastik yapmasa mı diye düşünmüyor değilim. Çocuksu havası olan Tim Burton filmi yine sahnelerin arasına kesin komik espriler sıkıştıracağını bildiğimden asansöre bindim ve direk sinemaya girdim.

miss-peregrines-home-for-peculiar-children-2

Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children filmi hem günümüzde hem de 3 Eylül 1943’te geçiyor. Neden tek bir tarih verdin diyorsunuzdur bana.Hatta sevdiğin bir insanın doğum günü mü de sen bu tarihi veriyorsun diye tahminleriniz kulağımın içine kulak çubuğu ile transfer oluyor şu anda. Film kimselerin canavarları  göremediği fakat baş kahramanımız olan Jacob canavarları gören tuhaf bir tipik ergen, odunluktan 5 metre uzaklaşmış tuhaf  bir çocuktur. Jacob’un dedesi Jacob’a Bayan Peregrine’den, oradaki diğer tuhaf çocuklardan, eski yaşadığı olaylardan sürekli bahseder. Jacob hem dedesine inanır hem de ailesine hak verir. Ailesi onu tuhaf bir çocuk olduğundan dolayı psikoloğa gönderiyordur. Bir gün dedesi ile konuşan Jacob, bir kadınla dedesinin yanına gider fakat dedesi yoktur.Dedesini ormanda görür ve ölmüştür.

Aradan 1 ay gibi bir süre geçirir.Bu sıralarda da mektup bulmuştur dedecağızımızdan. Bayan Peregrine’yi bulması için  adaya  gitmesini söyler. Psikolog da babasıyla bu adaya gitmesini, tatilin iyi geleceğin söyler. Kışın tatile mi gidilirmiş yav diyorsunuz. Haklısınız bence.Kışın denize girilmez yani benim bildiğim.Neyse  bu babası ile gider.Jacob’un babası  3 tırrekizm felsefesiyle uğraşan tırreğimsi çocuklardan birine para verir. Jacob’a etrafı dolaştırsın diye. Etrafı dolaştıktan sonra bir şekilde Jacob, Bayan Peregrine’yi bulur. Bayan Peregrine tuhaf çocukların yurt müdiresidir. Kendisi de kuşa dönüşen, herkese hayat kısa kuşlar uçuyor dedirttiren bir kadındır. Bulur onları ama geri gider. Kaldıkları otel 3 Eylül 1943 yılında bir bardır. Orada yukarı kata çıkmaya kalkışır, olay çıkar.

Bayan Peregrine’nin tuhaf çocuklarından Emma,Fiona ve biri daha Jacob’u kurtarır hatta orada yangın bile çıkartırlar. Hepsi Bayan Peregrine’nin yanına, kürkçü dükkanına dönerler. Jacob da misafir olur orada. Geceleri de gün sıfırlama gibi bir şey yaparlar. Sadece 3 Eylül 1943’te kalırlar. O sıralarda hepsiyle iyice tanışır, arkadaş olur ve Emma ile gözleriyle flörtleşir. Bayan Peregrine’nin evine saldıran  gölge canavarlar ile savaş çıkar. Devamını da siz izleyin. Uykusu kaçmış Dede Korkut gibi anlattım filmi.

miss-peregrines-home-for-peculiar-children-3

Senaryo kısmına gelirsek eğer senaryo bir efsaneydi. Tabii bu aynı adlı bir kitaptan alıntıdır. Uyarlamadır yani. Ama senaryosu gerçekten çok akıcı, oldukça adı gibi tuhaftı.Tim Burton gibi çocuksu, hayalci ve oldukça yaratıcıydı. Tam bir Tim Burton usulü.Senaryonun akıcılığından hiç şüpheniz olmasın. Çünkü o kadar akıcıydı ki Karadeniz’in denizi gibi sizi alır götürür dercesine hatta gözlerinizle rafting yaptırırcasına çok hızlıydı. Her sahnesi bir efsane yazılmıştı. Özellikle karakter analizleri çok iyi yapılmıştı. İnsanın bir anlık kelime-i şehadet getireceği anlar da olabiliyor. Ben 3- 5 kere hazırlıksız yakalandım. Ayrıca saklanan sırlar, o kadar güzel yerlerde açığa çıkıyordu ki anlatamam. Senaryodaki her cümle, her hareket  doğru yerde doğru zamanda yazılmıştır. Çok şaşırdığım yerler de vardı. Oraları hiç beklemiyordum, tahmin etmemiştim diyeceğiniz olayın geride kalan  ama aslında zirve olduğunu gösteren yerler vardı. Tuhaf olan şeyler hem iğrendirdi hem de güldürdü.Bunu siz de yaşayacaksınız bence. Fantastik dramanın en güzel örneğidir bence.

miss-peregrines-home-for-peculiar-children-4

Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children filminin devamının gelmesini çok isteyeceksiniz.Ki ben de çok isterim. Devamı çekilecek çünkü kitap 3 serilik.Film de part 1 part 2 manyaklığına girmezse 2 tane daha çekilir diye düşünüyorum.

Filmde en çok etkilendiğim sahne diye sorarsanız bunu çok düşünürüm.Ki halen düşünüyorum.Ama bir türlü bulamıyorum çünkü hepsi bir harika.Oyunculukların efsane olduğunu söyleyeyim sizlere. Çocuk karakterler o kadar iyi seçilmiş ki sanki bu çocuklar olmasaydı bu film tutmazdı diyebiliriz. Eva Green zaten bir  efsaneydi diyebilirim. Tim Burton’u çok övdüm zaten. Bu filme çok şey kattığını düşünüyorum.Masalsı bir havayı yaratabilen nadir insanlardan biridir kendisi. Seçilen mekanlar, dekorlar,oyuncular yani sayamadığım her şey yerli yerinde idi. Çekilen görüntüler herkesi büyüleyecek derecede güzel kompozisyon ve çerçevede yaratıcı kamera hareketleriyle yaratıcı bir şekilde çekildiğini düşünüyorum.

Bu filme gidin. Ben dediysem kesinlikle süperdir.  Bence şu bir sürü fantastik filmlerin en iyilerinden biriydi diyebilirim. Fantastik dramanın hoş tadını ekmeğe bandırmadan da alabilirsiniz. Filmi izleyin.Yorumlarınızı bekleriz. İyi film izlemeler.

 

Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0