Bu filme arkadaşlarımla gitmiştim. Normalde aksiyon filmlerinden pek hoşlanmam. Ama konuları ilgimi çekerse sevebilirim. Her neyse gittim ve film beni etkiledi. Yani draması çok hoştu ve farklı hissettiren bazı kısımları vardı. Aksiyon sahnelerinin efsaneliği de yazmam için bir nedendi. Peki bu filmin 2. Serisini beğendim mi? Haftaya onun cevabını veririm. Haftayı bekleyin, kimseyi keklemeyin J

Herneysemsimetto, filme gelelim.Bu film tetikçi olmaktan sıtkı sıyrılmış, Pazar poşeti ortadan ikiye ayrılmış,kendi duvarlarını yaratmış, dramasıyla içimizi karartmış bir adamın hikayesi. Bu adam yani John abi eşini kaybetmiştir Eşi ölmeden önce John Wick’e bakıma muhtaç bir köpek almış ve sonrasında helvası kavrulmuş olarak hakkın rahmetine kavuşur. Bu köpek mafyanın yeğeni tarafından vurulur ve John Wick köpeğin peşinden tekrardan sigortasız olarak tetikçiliğe geri döner.Peki ya intikamını almış mıdır? Sadece köpek için miydi sizce? Peki köpek  ölmüş müdür? John Wick’e ne olmuştur? Bu soruları da sordum. Şimdi merakınızı arttırdığıma göre gel gelelim izlenebilirliği var mı yok mu?

Senaryosu nasıl, akıcı mı nezle mi?  Senaryosunda duraklama yoktu. Her şey tıkırında işliyordu. Aksiyon filmlerinde genelde kavga sahneleri öylesine izlenir.  Bu filmde John Wick sürekli kavga ediyor, öldürüyor vs .Kendini yarı zamanlı tanrı olarak görüyormuşçasına allahın verdiği canı alıyor. Azrail’den el mi aldı ne yaptı bilmem ama sürekli birilerini vurması biraz sıkabilir. Yani bir aksiyon filminde bir iki kavgayı başlangıcı ve finali izlerseniz hiçbir şey kaçırmazsınız.  Ama film merak ettirmeyi elinden hiç bırakmadı. Aksiyon sahnelerinde bile merakın binaları aş da gel kurbanın olam diye haykırdığı anlar çok oldu.

Aksiyon sahneleri uzun uzadıya çekilse de gerçekten zor iş. Bu zor işi başarmışlar. Aksiyon sahneleri, gerçekten çok iyi çekilmişti.

Bu filmde en sevdiğim şey aslında  John Wick’İn köpeğiydi. O köpek için izlemeye değer bir filmdir kendisi.  En etkilendiğim sahne ise köpeğin vurulduğu kısımdı. Orada bütün hayvanseverlerin koltuklarından fırladığı, ucuza uçak bileti alıp yapım şirketini bastığı bir andır. Ama dramatik çatışmayı başlatan kısım orasıydı. Ecel azabı çekilen yerdi. Köpek ölecek mi ölmeyecek mi? John Wick marketten köpek maması alacak mı almayacak mı?

Oyunculuklar nasıldı diye bir soru geldi? John Wick karakterini oynayan K bey mükemmel bir şekilde karakterinin içine girebilmiş, karakterle empati koyabilmiş bir performans sergiledi.

Bu sergisiyle tüm sanat sergisini yerinden oynattı da denebilir. Bu adamı hepiniz Erdal Beşikçioğlu’na benzetebilirsiniz. Bence benzetin. Sanat yönetmeni John Wick’in evi konusunda gerçekten çok başarılıydı. Senaristi de dramayı ve aksiyonu yaşatmak için kim bilir kaç kere kalp masajı yapmıştır bilmem.  Ama hepsinin performansı gayet yerindeydi. Yani nesi farklıydı derseniz köpeği derdim.  Aksiyonu gayet yerinde olan bu filmi ayakta tutan, tekerlekli sandalyeden kurtaran yönetmenine şuradan bir alkış. Ama o mafya yeğeninden bir nefret ettim  anlatamam.  Uyuzun tekiydi nalet olasıca. Hatırladıkça sinirlendim şimdi.

Bu film 2 seriden oluşuyor. Anlattığım filmin ilk serisiydi. İkinci serisini de anlatayım da ne aşamalardan geçmiş benim ruhumda, ikincisi de birincisi gibi miydi? Tüm bu merak edilen soruların cevabı haftaya

Evet, bu filmi anlattım.İzleyip izlememek size kalmış. Bana sorarsanız izleyin, görün derim. İyi seyirler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*