Lethal Weapon 1. Sezon İncelemesi

Lethal Weapon 1. Sezon İncelemesi

Terve!

Bu yazımda da uzun zamandır yapmadığım ve genelde de nadir yaptığım bir şey olarak bir aksiyon yapıtı incelemesinde bulunacağım. 90’larda Jean Claude Van Damme, 2000’li yıllarda da bol bol Vin Diesel’li filmler izlemiş biri olarak artık tiksindiğim bu tür ile ilgili bir yazı yazacağım pek aklıma gelmezdi. Bu arada bir iki Jason Statham filmi izlemişliğim de var ki Allah’tan çok uzatmadan bir iki film ile bitirdim.

Peki nedir bu bendeki aksiyon beğenmezlik? Artist başroller, helikopterden atlayıp sanki deyl-i rutiniymiş gibi sahte cool hareketler, pasa patlama, kurşunlar, sürekli aynı hikâyeler; yok efendim karısını öldürmüşler, kızını kaçırmışlar vs vs. Yani farklı yüzlerden aynı filmleri izlemek gibi. Şimdi bu kadar aksiyon gömdükten sonra aslında beğendiğim bu diziyi nasıl aklayacağım pek de bilemedim. Olsun hallederiz.

Ülkemizde “Cehennem Silahı” adıyla seri seri izlediğimiz filmin dizi uyarlaması olan bu yapıt, birkaç olumlu özelliğiyle rakiplerinden ayrılmayı başarıyor. Zira ayrılmasaydı “Bitirim İkili”nin uyarlaması olan “Rush Hour” misali 13 bölümde son verilir hele hele üstüne bir de 22 bölümlük 2.sezon anlaşması yapılmazdı. (Arada haberi de verdim, hadi yine iyisiniz, 2.sezon 22 bölüm cayır cayır) Peki nedir o ayırt edici özellikler?

Öncelikle mütevazı bir cast diyebilirim. Mütevazı kelimesinin buradaki anlamı ise çok tanınmayan demek. Daha önce pek (belki de hiç) göz aşinalığımızın olmadığı oyunculardan (Jordana Brewster hariç, Fakülte filmini sanırım hatırlarsınız, hani kokain ile yaratık eritiyorlardı) oluşması zaten yüksek bir beklenti yaratmıyor. Durum böyle olunca da zaferler daha büyük, başarısızlıklar da daha küçük görünüyor. Dizi tam anlamıyla ortalama bir yapım, mesela ortalama kelimesi de bu cümlede vasatın  biraz üstü iyinin birazcık altı anlamında. Herkes çok da zor olmayan rollerinin hakkını vermiş ve kimse rolünün ötesine geçmemiş.

İkilimiz çok muhteşem olmasa da yine ortalamanın üstü bir kimya yakalamış. Gördüğünüz gibi kaç cümle oldu hâlâ herhangi bir konuda çok iyi veya çok kötü diyemedim. Olabildiğine övemedim, veyahut bana vakit kaybettiren yapımlarda yaptığım gibi hıncımı alırcasına yerden yere vuramadım. Dizi hep böyle. Neyse. Senaryo yukarıda da bahsettiğim gibi aksiyon olduğu için normal, suçlu kovalamalı falan ancak diziyi genelde götüren element karakterlerin muhabbeti, bir tutam sıcaklık, bir perçem minik espriler, Murtaugh ailesinin üyelerinin sempatikliği, efendime söyleyeyim Palmer’ın alımı, çalımı (Trish de bahsedilmeyecek gibi değil bu arada), Riggs’in o umursamaz tavrının arkasındaki aşırı hassasiyet ve depresif haller …….

Lethal Weapon hakkında yapacağım yegâne eleştiri ilk bölümlerde olan abartı sahneler, özellikle tam da ilk bölümdeki tanışma sahnesi. Riggs’in “eşim öldü, ölüm bana vız gelir bundan gayrı” tutumları, kendini öldürtmeye çalışma adına en tehlikeli olaylara balıklama atlaması, yüksek binalarda tehlikeli yürüyüşleri tabii ki biraz “bu kadar da abartmasak?” dedirtiyorsa da sonraki bölümlerde toparlanıyor. Kendini öldüremeyip ölüme bu kadar meydan okumak takdir edersiniz ki bir hayli sahte, feyk, artifisyal, suni, sentetik, hikâye, yalancıktan, mavra ve kolpa gelebiliyor. Bir de 17.bölümde Gideon’un iki polisi vurma sahnesi var ki her yönden kötü. 5. Bölümdeki havuz sahnesi bir hayli zorlamaydı. Ha bir de Richard Cabral castı var ki sormayın, konuşması deseniz ağzında diş teli veya başka bir şey varmış gibi, boynu deseniz geçirdiği bir ameliyat sonrası öyle kalmış gibi. Diziye renk kattığını pek söyleyemem.

Dizi çok iyi bir ara-dizi. Bu terimi de el birliğiyle literatüre sokalım lütfen. Yani ana diziniz sezon finali yaptığında vakit geçsin diye izlediğiniz dizi türü eşittir ara-dizi. İşte Lethal Weapon da tam böyle bir yapım. “Yeni sezon ne zaman başlayacak yaa” veya “off bekleyemiyorum bi türlü” demeyeceğiniz ama “ya açayım da bir iki bölüm patlatayım şöyle” diyeceğiniz türden güzel bir dizi.

IMDB deki film-dizi severler 8.0 vermiş, ilk defa hemfikir olarak ben de yakın bir puan olan 7.9 vermeyi uygun buluyorum. İyi seyirler. İzleyin yani.

Semih İspir
Semih İspir Sinemecra Yazarı
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*