David Fincher’ın En İyi Psikolojik Gerilim Filmleri 
Listeler

David Fincher’ın En İyi Psikolojik Gerilim Filmleri 

Hollywood sinemasının günümüzde tekrara düşmüş durumda oluşunun temel nedenlerinden biri olan yönetmenlerin yaratıcılıklarını başka alanlara çevirmesi, kimi yönetmenlerin yıldızının parlamasına neden oldu. David Fincher da bunlardan biri sayılabilir.

28 Ağustos 1962 doğumlu Amerikalı yönetmen, video klip ve belgesel çekimleriyle başladığı kariyerini ilk olarak 1992 yılında çektiği Alien 3 filmi ile uzun metraj çalışmalarına taşıdı. İlk etapta bu film pek ses getirmese de Fight Club, The Game ve Seven adlı filmleriyle kariyerini taçlandırdı diyebiliriz. Şimdi her filmiyle Hollywood’da ses getiren bu yönetmenin en başarılı psikolojik gerilim filmlerine bir göz atalım:

1.The Girl With Dragon Tattoo (Ejderha Dövmeli Kız) 

İsveç edebiyatında oldukça ses getiren Milenyum Üçlemesinin her başarılı seri gibi beyazperdeye uyarlanması da çok gecikmedi. Kadına şiddet konusunu sert bir dille işleyen film, seyirci tarafından oldukça beğenildi. Tabi ki beğenilerin yanında filme karşı tepki gösteren bir kesim de oldu, fakat film gerek izleyicisi gerek hasılatı bakımından oldukça ses getirdi. Serinin devam filminin çekilip çekilmeyeceği ise merak konusu.

2. The Curious Case of Benjamin Button (Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi)

F. Scott Fitzgerald’ın kısa öyküsünden uyarlanan filmin başrollerini Brad Pitt ve Cate Blanchett paylaşıyor. Filmin hikayesi oldukça orijinal ve kendini unutturmayacak bir hikaye. Size hikayeden bahsetmeyeceğim, merak duygunuza yenik düşüp izlemelisiniz. Pişman olmayacağınıza eminim. Bunun yanında film bittiğinde mutlaka film hakkında birileriyle konuşma isteği duyacaksınız. Bu yüzden izlerken size eşlik edecek biriyle olun derim.

3. Panic Room (Panik Odası)

Eşinden yeni boşanmış orta yaşlı bir kadın ve 11 yaşındaki kızının yeni, görkemli bir eve taşınmalarıyla başlayan olaylar silsilesini işleyen bir film. Evin görkemli ve büyük oluşunun dışında bir diğer özelliği de panik odası adında bir odasının bulunması. Kristen Stewart’ın kriz sahnesindeki performansı ise takdire şayan.

4. The Game (Oyun)

Fincher’ın ilk filmlerinden biri olması yanı sıra tarzını ortaya koyduğu filmlerden biridir The Game. Film 2 saat sürüyor ve sürükleyiciliği sayesinde bu 2 saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Filmin ana karakteri olan Nicholas, aldığı bir doğumgünü hediyesiyle hayatının tamamiyle değişeceğinin, kendini bir ölüm kalım savaşının içinde bulacağının farkında değildir.

5.The Social Network (Sosyal Ağ)

Başrolde ünlü şarkıcı Justin Timberlake’i gördüğümüz film, başlarda Fincher’ın tarzı gibi görünmese de filmin ilerleyen zamanlarında “David Fincher yine yapmış yapacağını” diyeceksiniz. Özellikle kulüp sahnesinde Sean Parker’ın anlattığı hikayeye bayılacaksınız.

6. Gone Girl (Kayıp Kız)

Nick Dunne, evlilik yıldönümlerine bir kaç zaman kala eşinin kaybolduğu iddiasını ortaya atarak ilanda bulunur. Basın bu olayla oldukça ilgilenir ve polis seferber olur fakat kadın bulunamaz. Bu süre zarfında Nick’in garip halleri ve tutarsız sözleri insanların aklında “Nick acaba eşini öldürmüş olabilir mi?” şeklinde bir soru işaretine neden olur. Filmin akıcılığı ile gizemi bir araya gelince ekran başından ayrılmak imkansızlaşıyor. İzlemenizi tavsiye ediyoruz.

7. Fight Club (Dövüş Kulübü)

Bu filmi izlemeyen, izledikten sonra da çevresinde kim varsa izletmeyen kaldı mı? Kaldıysa hemen koşup izlesin. Filmi izledikten sonra kendinizi kitabını da okumaya mecbur hissediyor, internet sitelerinde film hakkında yapılan kötü yorumlara “hadi be ordan” diyorsunuz. Kendine has kurgusu ve mükemmel oyuncularıyla Fitcher’ın en başarılı filmlerinden biri olan Fight Club cidden ayırdığınız zamana değecek bir film bizden söylemesi.

8. Seven (Yedi)

1995 yılı yapımı olan filmde, sinema tarihinin en uyumlu kadrosu bir araya gelmiş diyebiliriz. Brad Pitt ve Morgan Freeman ikilisi 7 ölümcül günahı işleyenleri kendince cezalandıran bir seri katilin peşine düşüyor ve olaylar sarmal bir hal alıyor. Filmi tekrar tekrar izlemek istemeniz muhtemel, izlememiş olanları ise bilgisayar başına alalım efendim.

9. Zodiac

2 saat 40dk sürmesine rağmen polisiye filmleri sevenlere kısacık gelecek bir film Zodiac. Çok fazla aksiyon sahnesi içermiyor, sıkılanlar bu yüzden sıkılmış olabilir. Fakat oyuncuların da yönetmenin de çok iyi iş çıkardığını söyleyebiliriz. Bunun dışında, yönetmeni bilmeden izleyen biri Finch filmi olduğunu anlayamayabilir çünkü Finch bu filmle biraz tarzının dışına çıkmış diyebiliriz.

10. Alien 3 (Yaratık 3)

Fincher’ın en başarısız filmlerinden biri sayılan Alien 3 için kötü bir film değil de, lanetli bir film diyebiliriz. Video klip yönetmenliğinden uzun metraja ilk geçişini yapan Fincher’ın bu filmle Alien serisinin ilk iki filmine seviye olarak yaklaşamadığını kabullenmek gerek. Fakat yine de emeğe saygı der, önünde eğiliriz.

Bu yazıda sizler için David Fincher’ın 10 psikolojik gerilim filmini tanıttık, filmler hakkında bilgiler ve az da olsa spoiler verdik 🙂 Şimdiden iyi seyirler diliyoruz.