Trumbo (2015) İncelemesi
Sinema

Trumbo (2015) İncelemesi

Mutlaka izlenmesi gereken bilmem kaç film tarzı liste haberleri yapmayı sevdiğimiz kadar gösterimdeki filmleri izlemeyi bitirdikten sonra gözümüzden ne kaçmış acaba diyerek incelemeyi de seviyoruz ve ara ara içlerinden güzel cevherler çıkıyor. “Trumbo” adını ilk “Studio 60 on the Sunset Strip” dizisinde duymuş biri olarak film afişini görünce isim zihnimde yankılanmaya başladı.

Film, Dalton Trumbo adlı bir senaristin hayatını konu alıyor. Yani, “based on a true story”. Soğuk Savaş döneminde “komünizm” kelimesinden ödü kopan Amerikan Hükumeti, yazdıkları filmlerde en ufak sistem eleştirisi yapan yönetmenleri, oyuncuları ve senaristleri de cezalandırmaya başlar. Bunlar arasında da en çok bilenenleri Hollywood 10 olarak anılan gruptur. Yazdıkları/oynadıkları/yönettikleri filmlerde komünist propaganda yaptıkları iddia edilen bu grup 1 yıl hapis ve 1000$ para cezasına çarptırılır. Devamını ise film şirketleri ve medya tarafından kara listeye alınarak işsiz bırakılma izler. Filmde ise senarist Dalton Trumbo’nun yaşadığı bu zorlu süreç aktarılıyor.

Oyuncu kadrosuna gelecek olursak adeta yıldızlar karması: Bryan Cranston, Diane Lane, Helen Mirren, Louis C.K ve John Goodman, hepsi bir arada. Hâliyle oyunculuk yönünden bir hayli göz doldurucu. Ancak bir nokta var ki her karakter ayrı ayrı başarılı şekilde canlandırılmış olsa da karakterler arasında güçlü bir kimya yok. Mesela Louis C.K ile Bryan Cranston aslında iki yakın arkadaş olsalar da filmde en ufak bir sıcaklık veya samimiyet hissetmiyorsunuz. Trumbo ailesinin içindeki davranışlar bile (belki biraz Trumbo’nun hapse girmeden önceki kızına veda sahnesi haricinde) bir hayli soğuk. Ancak bir John Goodman performansı var ki hiç yanıltmıyor. Daima babacan, daima iyilerin yanında ve daima gülümsetici. “Yan rol oynayarak bir filme başrolden daha çok nasıl renk katılır”ın ben büyük temsilcisi. Bu arada hemen not düşelim Louis C.K’in  oynadığı Arlen Hird karakteri Hollywood 10’in 5 ismi olan Samuel Ornitz, Alvah Bessie, Albert Maltz, Lester Cole ve John Howard Lawson’ın birleşimi. Yani internette arayıp da böyle bir isme denk gelmezseniz sebebi bu.

Gerek dönem gerekse kültür bize yabancı olduğundan sahip olduğumuz bilgi birikimi internette yazanlardan öteye gitmiyor. Ancak film bir yabancı gözüyle dahi değerlendirildiğinde gayet eğlenceli ve başarılı bir yapım. Oyuncuların arasında bir bağ bulunmaması dışında çok bir eksiği yok, 2 saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Anladığınız şeyler ise daha ziyade demokrasi timsali gibi davranan Amerika’nın zamanında adeta anayasasını nasıl çiğneyerek komünist olmanın hatta Komünist Parti’ye üye olmanın dahi hiçbir suç teşkil etmemesine rağmen bu değerli yazarları ve birçok vatandaşını cezalandırdığıdır. American Dream diye filmlerinde pompaladıkları görüşün aksine geçmişte ne hayaller kararttığıdır. Yine günümüz filmlerinde dünyayı uzaylılardan bile kurtaracak kadar güçlüyken aslında nasıl bir avuç yazardan ve yönetmenden korktuğudur. Ancak her dönemde olduğu gibi birkaç aydın insan çıkar da o kara listeleri Kirk Douglas gibi ortadan kaldırır.

Film ile ilgili en güzel noktalardan biri de Arlen Hird ile Dalton Trumbo’nun son kavgası. Bir tarafta kendilerini ispiyonlayan ve işsiz bırakan Buddy Ross’tan intikam almak isteyen Arlen Hird, diğer yandan kara listeyi sona erdirmek için onlarla çalışmaya devam eden Trumbo. Haklı intikam duygusu mu, yoksa istemsiz tolerans mı? Ben Arlen’den yanayım peki ya siz?

Bryan Cranston veya Louis C.K hayranıysanız ya da benim gibi bir filmin hikâyesinden akıllara kazınan tüm o repliklere kadar her şeyin yaratıcısı olup da oyuncular veya yönetmenler kadar isimleri hatırlanmayan senaristlere ayrı bir ilgi duyuyorsanız kesinlikle izlemeniz gereken bir film. Hoş, bu hisleri paylaşmasanız da izlemeniz gereken bir film.

Şimdilik IMDB puanı= 7.5, bense 8.1 vermeyi uygun buluyorum. İyi seyirler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*