American Gods 1.Sezon İncelemesi
Dizi İncelemeleri Kitap Uyarlaması

American Gods 1.Sezon İncelemesi

Her ne kadar kitaplarını okumadığım yapımların incelemesini yazmak istemesem de şanssız bir şekilde karşıma çıkıyorlar ve incelemek üzere detaylıca izledikten sonra bir uyarlama olduklarını öğreniyorum bu da beni üzüyor. Bu sefer ki kurbanım (ki aslında burada kurban benim ) American Gods.

Dizinin her bölümünün ilk sahnesinde başka dine mensup grupların Amerika’ya göçünü ve sonra nasıl helak olduğunu görüyoruz. Demek ki Amerikan Tanrıları Trumpçı, göçmen sevmiyorlar. Kitabı okumadıysanız haliyle sezonun son bölümüne kadar “acaba konu ne?” diye düşünmeye çalışıyorsunuz. Sonunda öğreniyorsunuz ki insanların eskiden tapındıkları Odin gibi veya Paskalya gibi tanrılarla günümüzde tanrılaştırdıkları İnternet gibi dijital tanrılar. Çok matah mı? Şahsi görüşümce değil.

Bunu koca bir sezonun sonunda öğrenmek sinirlendirdi mi? Evet. Ayrıca sürekli bir savaş sürekli kılıç çekme ve müttefik arayışları ancak ortada hiçbir olay yok. Görünüşe göre 2.sezonda olacak ancak bu çok saçma bir bahane. Koca bir sezon sadece giriş bölümüydü. Sırf ne olacağını öğrenmek için ortalama 8 saat oturup dizi izledik. Ancak dizinin aldığı puana bakacak olursak toplum bundan memnun gibi. Tuhaftır, filmlerde 5 dakika aksiyon 220 dakika durağanlık olunca eleştiriliyor ancak söz konusu diziler olunca insanlar “ama ilk bölümler hep ağırdır zaten” diyerek dizileri bir hayli savunuyorlar. Asla demiyorlar ki yahu son bölümde 20 dakika eğleneceğim diye neden 7 bölüm haybeye izleyeyim! Her yeni diziye toplamda 2 bölümlük fırsat tanısam da zaten 8 bölüm bir de çok tatava yapıldı sosyal medyada diye oturup izledim. Safi vakit kaybı. Hiçbir heyecan barındırmayan bir kere başlamış bulunma sebebiyle “artık ne olacaksa olsun” dedirterek seyircinin göğsünde öküz oturtan bu yapıma geçer not verecek değilim.

Sinema-Tv konularında hiç yanıltmayan bir ilkem vardır ki o da “Eğer bir yapım insanı tiksindirecek kadar reklâm yapıyorsa o yapımdan çok bir şey beklemeyin”dir. Yerlisinden yabancısına bu ilkeyi aklınızda tutup üstlerinde deneyin. Siz de hak vereceksiniz. Zira Youtube videolarında adeta taciz edercesine her videodan önce reklâmıyla insanın karşısına çıkmış olan bu yapım, yaptığı tacizin karşılığını vermedi.

Semavi dinler dışında diğer dinler hakkında çok bilgim olmadığından olsa gerek bazı tanrıları yadırgadım. Özellikle hayatını onu bunu dolandırarak idame ettiren Wednesday’in Odin olması bizi üzdü. Biz Odin’i böyle bilmezdik. Ancak Loki’den kendisini Odin olarak tanıtması ve üçkâğıtçı olması beklenir, eğer 2.sezonda Wednesday’in Loki olduğu ortaya çıkarsa herhalde önümde monitörü kırarım.

Ayrıca cinsel münasebette bulunduğu kişiyi içine alan çok afedersiniz Kara Delik Vajinalı tanrıyı da hiç duymamıştım. Tamam Lilith’i cazibeli bilirdik de böyle değil. Bir de yine birlikte olduğu gözlerinden alev fışkırtan adama ne yaptığını anlayamadığımız Salim var. O da onu mu içine çekti vücudundaki gözüneklerle absorbe mi etti anlamadık. Gözünden alev saçan ona bir zarar verir diye düşünürken bir baktık puff. Ayrıca Shadow Moon’un bozuk para ile hayata tutunan eşinin Moon’u öpünce iyileşir gibi olduktan sonra devamını getirmemesi ise ayrı saçmalık. Hani çok afedersiniz ama öpücükle bu kadar işe yarıyorsa kim bilir…

Yine de asıl söz sahibi kitabı okuyanlardır. Onların görüşlerini de aşağıya bekliyoruz. Ancak kitabı okumayanın gözünden American Gods’ın oluşturduğu izlenimler bunlar. IMDB= 8.3 demiş ben 6.8 diyorum