Röportaj: Gerçek Bir Harry Potter Fanı, Hem de Film Konserini Yönetiyor!
Sinema Haberleri

Röportaj: Gerçek Bir Harry Potter Fanı, Hem de Film Konserini Yönetiyor!

Movies in Concert serisinin sıkı takipçileri olarak sinemanın efsanelerini ödüllü müzikleriyle orkestra eşliğinde izlemeye bayılıyoruz! Harry Potter Serisi 19-20 Mayıs’ta 2. film olan Sırlar Odası’nın konseriyle Zorlu PSM’de sinema severlerle buluştu. Biz de Orkestra İstanbul’un Şefi Benjamin Pope ile Harry Potter ve konser yolculuğu hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportaj: Semih İspir, Duygu Omay

Yıllar öncesinden beri sıkı bir Harry Potter fanı olan Pope, oğlunun ismini bile eşiyle birlikte  kitaplardan ilham alarak Harry koymuş!

Gelelim sohbetin detaylarına;

  • Orkestra İstanbul ile Movies in Concert serisinde çok büyük bir kitlenin ilgisini çeken bir projede çalışıyorsunuz. Harry Potter serisine ayrıca ilgi duyduğunuz ve sıkı bir Grifondor fanı olduğunuz da biliniyor. Bize Orkestra İstanbul ile bu projeye başlarken neler hissettiğinizi anlatabilir misiniz?

-Çok heyecanlandım çünkü filmlerin hepsini yıllar önce izlemiştim. Hem kitapların hem de filmlerin büyük hayranıyım.

  • Peki kitapları mı yoksa filmleri mi daha çok seviyorsunuz?

-İlk kitaplarla tanıştım sonra da filmleri çıkınca onları seyrettim. Bence hepsi harika ve çok iyi yapılmış filmlerdi. Hatta hala dönüp dönüp seyrederim. Kitapları iki kez okumuşumdur ama filmlerini yüzlerce kez seyretmişimdir. Hatta oğlumun ismi de Harry koyduk. Yıllar önce eşim oğluma hamileyken geceleri uyumakta zorluk çekiyordu, ben de ona Harry Potter kitaplarını okuyordum. İlk defa o zaman kitaplarını okudum.  Sonra eşim de bir gün gelip “erkek olursa Harry koyalım mı?” dedi. Ben de neden olmasın dedim ve oğlumuzun ismini Harry koyduk.

  • Peki kız olsaydı ismi ne olacaktı, Hermonie mi?

Aslında kız olsaydı ismini Hatty koymayı düşünüyorduk. Eşimle tanıştığımızda ikimizin de çocukken çok sevdiğini keşfettiğimiz bir kitap vardı, ismini de oradaki karakterlerden Tom veya Hatty olarak koymayı düşündük. Sonra o “Erkek olursa Harry, kız olursa da Hatty koymaya ne dersin?” deyince ben de tamam dedim.

O Gerçek bir Grifindor!

Sanırım Grifindor’da kendimle özdeşleştirdiğim şeyler var. Yıllar önce çocuklarımla oturup Hangi kulübe Aitsin veya Patronus’un Ne? gibi testleri çözdüğümde de sonuç hep Grifindor çıktı ancak kızım bir Ravenclaw. Bu proje için ilk teklif geldiğinde de çok heyecanlandım çünkü gerek filmi gerekse müziklerini çok seviyorum. Dolayısıyla bu teklifi zaten çok sevdiğim bir konuda çalışma fırsatı olarak gördüm ve çok heyecan vericiydi. Ayrıca şef olmadan önce de Londra’daki Auditorium sahnesinde seyirci olarak izlemiştim ve harika zaman geçirmiştim. Seyirciyi içine çeken çok başarılı bir gösteriydi. Bu yüzden de Harry Potter serisi çok önemli bir seri. Çünkü seyirciyi içine çekiyor. Yönetmeden önce izlemek çok eğlenceliydi ve yönetirken de müthiş zevk alacağımı biliyordum.

İzlemesi kolay ve eğlenceli ancak onca şeyi yönetmek, ortaya mümkün oldukça iyi bir müzik çıkarmak ve filmle senkronizasyonunu sağlamak ise hem bir yandan zorluk hem de büyük bir keyif. Tüm bunları başarmak oldukça heyecan verici.

  • Harry Potter filmleri ve müzikleri en az kitaplar kadar büyük bir hayran kitlesine sahip. Grammy’e aday gösterilen müzikleriyle Harry Potter ve Sırlar Odası’nı canlı olarak çalan bir orkestrayı yönetmek sizin için ne ifade ediyor, kısaca bahsedebilir misiniz?

İlk olarak müzik kalitesinin çok yüksek olduğunun söylemeliyim. Besteler çok detaylı ve yeri geldiğinde de gayet karmaşık, temelindeki yetenek ise harika. Başlı başına çok iyi bir müzik. Filmdeki drama sahnelerine mükemmel uyan bir müziğe imza atmış. Böyle bir eseri yönetmek ve çalmak büyük bir zevk. Müzisyenler de John Williams’ın yeteneklerinden sık sık bahsediyorlar. Gerçekten nasıl iyi müzik yapılacağını çok iyi biliyor. Yer yer çok zorlayıcı olsa güzel bir müzik ortaya çıkarmayı iyi biliyor. Eserin zorluğu da herkesin iyi konsantre olmasını ve odaklanmasını sağlıyor.

  • İlerleyen dönemlerde serinin tamamını sizinle ve Orkestra İstanbul ile izleme fırsatı bulabilecek miyiz?

Açıkçası bir fikrim yok, bana ait olan bir karar değil. Eğer davet edilirsem ışık hızıyla gelirim! Umarım yönetmem için teklif gelir ama seyirci olarak davet edilirsem de İstanbul’dayım, tabii ki gelir izlerim. Ancak herkes tekrar gelmemi isterse her zaman gelirim. Geçen sefer ilk filmin gösterisinde, sanırım Kasım ayındaydı, çok güzel zaman geçirdim ve harika bir deneyim oldu.

  • Konser başlamadan önce Harry Potter şakaları yaparak heyecanı izleyiciyle samimi bir diyalog kurmayı sevdiğinizi duyduk. Ayrıca Gryfindor kostümü de giyiyorsunuz. Çalıştığınız projenin içinde bu denli kalbinizle yer almak harika bir şey olmalı. Geleceğin müzisyenlerine buradan iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Bence en eğlenceli olan şey daima bir hikâye anlatmaktır. Ne tür müzik çalarsanız çalın, dinleyiciyle iletişim kurun. İster film müziği olsun, ister konser müziği veya yeni yeni bir şey çalmaya başlayan genç bir müzisyen olsun, daima iletişim kurmayı denesinler, anlattıkları hikâyeyle dinleyiciye ulaşmayı denesinler. Sonrasında yaşlandıklarında, olgunlaştıklarında ve belki de daha çok çalma fırsatı bulduklarında her zaman çalmanın verdiği hazzı hatırlasınlar. Çünkü müziğin özü eğlence ve iletişimdir. Eğer siz çaldığınız şeyden zevk alıyorsanız herkes bu zevke ortak olacaktır.

  • Peki bir Harry Potter hayranı olarak siz en çok hangi filmi beğeniyorsunuz?

Çok zor bir soru, gerçekten çok zor. Benim için genellikle hangi proje üzerinde çalışıyorsam odur. Aynı şey en sevdiğim müzik sorulduğunda da geçerlidir. Genellikle o an üzerinde çalışmakta olduğum eserdir. Çünkü sadece ona odaklanırsınız ve zihninizi sadece o meşgul eder. Bence hepsi farklı yönleriyle birbirlerinden ayrılan harika filmler.

Birçok kişi en çok Azkaban’ı seviyor ve bence de çok heyecan verici bir film. Ben bu filmi (Sırlar Odası) seviyorum çünkü çok iyi bir aydınlık-karanlık dengesi var. Sizi korkutan sahneleri de var güldüren sahneleri de var. Bu yüzden çok akıllıca yapılmış bir film. Zaten şu an da bundan başka bir film aklıma gelmiyor, tamamen buna odaklanmış durumdayım.

  • İlk filmin konserinde seyircinin ilgisi ve heyecanı çok yüksekti. Ikinci filmden de aynı coşkuyu bekliyor musunuz?

Umarım öyle olur, duyduğum kadarıyla tüm biletler satılmış ve tamamen dolu olacakmış. Umarım herkes bu konser için de birincisi kadar heyecanlı ve ilgili olur. İlk konserde seyirciye favori karakterlerini sorduğumu hatırlıyorum,  balkondan biri Dobbyy diye bağırmıştı, ben de cevap olarak “Bu biraz üzücü çünkü Dobby ilk filmde yok.” demiştim ancak bu filmde var umarım bu konsere de gelir ve eğlenir.

+Peki oğlunuz büyüdüğünde Harry Potter filmlerini sevmezse?

Tamamen ona bağlı. Kızım hala Ravenclaw tişörtlerini giyiyor. Oğlum da sihirbaz değneklerini falan topluyor. Sanırım şu an 35 tane kadar var. Geçen yaz da floridanın universal studiolarına gittik ve hala değneklerle ilgileniyordu. Kızım da cisimleri hareket ettiren değneklerden aldı. Harikaydı ve bu yaz da gitmeyi planlıyoruz.

Not: Konsere ilgi bir önceki etkinlik Felsefe Taşı’na göre daha da artmıştı. Konserin başında Benjamin Pope’dan ‘Gürültü yapmak serbest, sevdiğiniz karakter çıkınca ses çıkarın!’ uyarısını alan seyirci sık sık alkışlar ve seslerle konsere eşlik etti. Özellikle Snape ve Hermonie sahnelerine ilgi büyüktü!