Black Mirror Neden Bu Kadar Tuttu?
Dizi Haberleri Listeler

Black Mirror Neden Bu Kadar Tuttu?

Black Mirror serisi tuttu ama baya tuttu. Her yerde paylaşımlar, çeşitli yorumlar vesaire. Peki bunun arkasındaki sebep ne? 2011 yılında yayına giren dizi neden son bir senede ve nasıl bu kadar parladı da neredeyse herkesin favori dizilerinden biri olarak söylediği hatta geleceğin klasiği olarak tanımladığı bir yapım haline geldi?

1-Eleştiri

Muazzam orijinal, yaratıcı, kimsenin aklına gelmeyeceği bir isme sahip olan bu ismine münhasır yapım tabii ki toplumu eleştiriyor ve bu eleştiri de izleyici tarafından çok beğenildi. Ancak bunun temel sebeplerinden biri insanoğlunun nerede yaşarsa yaşasın eleştiriye kapalı olması. Sadece maruz kalmaya değil, duymaya dahi kapalıyız. Eleştirinin doğrudan olanı sakil durur, akıllıca ve dolaylı yapılanı da çok olursa “çok bilmişlik” ile suçlanır. Dolayısıyla yapımcılar da gerek çok bilmiş olmaktan gerekse eleştirdikleri kişinin yaptırım gücünden olsa gerek daha suya sabuna dokunmayan yapımları piyasa sürmeye tercih ederler.

Seyirci kısmında da durum değişik değil. Şahsi düşüncem şudur ki toplumu en iyi eleştiren kesim komedyenlerdir ve ister Türkiye’de ister Amerika’da en çok tutulan komedyenler çok büyük eleştiriler yapmayanlardır. Türkiye’de kara mizah yok denebileceğinden yerli örnekler vermeyeceğim ama siz yine de en çok filmi izlenenlere de bir bakın topluma bir eleştiri var mı diye? Amerika’da da en çok tutan komedyenlerden biri Kevin Hart, Amy Schumer falan ancak toplumu en sert dille eleştirenler ise Dave Chapelle, Bill Burr, Jimmy Carr, Frankie Boyle, Chris Rock ve Ricky Gervais. Şahsen bu isimlerin yaptığı eleştirilere aşina biri olarak Black Mirror’un tuttuğu aynadan yansıyanların çoğu gayet vasat geldi.

Merak edenler için bu videoları da tavsiye ediyorum.

-Louis CK Everything Is Amazing And Nobody Is Happy

-Bill Burr On Protests And Celebrity Activism

-Bill Burr’s Solution To Environmental Problems

-Frankie Boyle vs Ricky Gervais (Celebrity Atheists) (1:11)

-Dave Chappelle – How Old Is Fifteen Really?

Kötü bir yapım değil ancak insanlar hiç alışkın olmadıkları bir kültüre maruz kalınca çekici geldi.

2-Ortamlarda Öne Çıkma

Her ne kadar hız olarak internet-öncesi çağdan bir farkımız olmasa da yabancı yapımlara artık çok rahat ulaşıyoruz. Herkes yabancı dizi izliyor, altyazılı olsa dahi. Cnbc-E sağ olsun (ki sağ değil ne yazık ki) güzel bir kültür aşıladı bizlere. Herkes Lost, Prison Break, Friends, Spartacus, Breaking Bad, Game of Thrones izledi ve izliyor. Yani artık ortamlarda ben bu diziyi seviyorum diyerek öne çıkmanız söz konusu değil. Sanatın en çekici yanı insana tatmin duygusu yaşatmasıdır. İşte ben bunu izliyorum, böyle kaliteli yapımları tüketiyorum diyebilmeniz için daha farklı, daha alternatif, kısaca adı daha az duyulmuş yapımlar söylemelisiniz. Az önce sıraladığım isimleri söylemeniz sizi tanımlamak adına ayırt edici bir özellik sağlamıyor.

+Ben mi? Ya ben de Black Mirror izliyorum işte

Aaa konusu ne?

+Anlamı da zaten Kara Ayna toplumu eleştirerek ayna tutan bir yapım falan. İşte ilk sezonda siyahi bir adam var sistemi eleştiriyor falan görsen aynı bizim şimdiki halimiz. (alt metin: yani öyle herkesin izlediği ağzından ateş saçan dragonlar yok efendim sonunda aslında hepsi rüyaymış gibi diziler değil. Adam toplumu eleştiriyor, hey yavrum hey, sen daha böyle banal banal, herkesin izlediği dizileri izlemeye devam et. Karşında toplumun çürümüşlüğüne tepki gösteren bir nefer var.)

İzlemeye başlamadan öcne o kadar kişiden methini duydum. Dizi de gerçekten onları yansıtıyor ancak biri bile kendini düzeltmiş değil. Mesela kız çok beğenmiş ama hala bildiğin Nosedive’daki gibi yaşıyor, hala gittiği yerden tuvalet fayanslı veya eski kapı önlü 15-20 foto paylaşmaya veya yakın arkadaşları arasında eleştirdiği konunun toplumda tepki görmemek için sosyal medyada tamamen zıttı gibi davranmaya devam ediyor. Tam burnundan içeri arı sokmalık. Eleştirinin muhatabı kendinin farkında değil, gerisi de o eleştiriyi zaten kendi de yapabildiği için çok fazla yapımı göklere çıkartmıyor. Dolayısıyla dizi gerçekten toplumu yansıtıyor diyenler haklı, o kadar çözebilmişler ancak keşke değişmesi gerekenin de kendileri olduğunu çözebilselermiş.

3- PR ve Reklâm Çalışmaları

Artık reklâmlar git gide daha subtle ve sinsi olmaya devam ediyor. Artık yerleştirilen ürünleri göremiyorsunuz. Dizi ve film sektörünü mümkün mertebe yakından takip eden biri olarak koca 2011-2012-2013-2014-2015-2016 yıllarından hiçbirinde (uzun uzun yazdım ki vehameti siz görün) bir kez dahi kimseden ismini duymadım, zerre sükse yapmamış bir yapım birden şu son bir sene içinde nasıl bu kadar parlayabildi inanılmaz. Herkesin favorisi ilk sezon ikinci bölüm ancak o dönemlerde yazılmış neredeyse hiçbir şey yok. Üşenmeyip Google’da zaman aralığını 2010-2016 yaptığımda dahi 4-5 sayfa Türkçe sonuç çıkıyor, inceleme bir tane gördüm o da bir tane oyun ile ilgiliymiş. Ekşi Sözlük yazarları dışında başka hiçbir sözlükten de yorum bile çıkmadı. Ayrıca takdir edersiniz ki piyasada “abi bir dizi var 3.sezondan sonra mükemmele dönüyor” diye laflar dönmüyor. Şu an en çok izlenenler veya beğenilenler ilk sezondan beri kendini kanıtlamış yapımlar. Baya baya ilk iki sezon kimsenin ilgisini çekmemiş. Son sezon öncesi de çeşitli reklâmlarla parlatılmış ancak reklâm çalışması geç olduysa da başarılı olmuş.

4-Kraldan Çok Kralcı Fanatikler

Hayranlar diziye kendilerini öyle kaptırmışlar ki dizi ile ilgili kötü bir şey yazmaya kimsenin gönlü el vermemiş. Hatta en zayıf noktalarını bile överek parlatmışlar. Gerçekten inanılmaz. Örneğin kadın başrollerin ağırlıkta olduğu 4.sezon bir hayli takdir edilmiş, önde gelen bir Türk sinema sitesi (şimdi ben buraya sayfa ismini de linki de yazıyorum göremiyorsanız, editör uçurmuştur arayarak bulunuz …https://www.filmloverss.com/black-mirror-4-sezonda-kadin-basrollerin-hakimiyeti ) de övdükçe övmüş, doyamamış resmen. Büyük ihtimal diziyi bitirdikten sonra da “Allahım eleştiri istedik verdin şimdi de bir sürü kadın başrol verdin” diyerek ellerini göklere açıp ağlayarak şükretmiştir herhalde. Yahu dizinin 4.sezonunu bırakın neredeyse tüm muhteviyatında kadınların iyi rolü yok. 20 rolden 16’sı evlere şenlik iken baya baya feminizm kokusu almışlar. Bakın üşenmeyip bölüm bölüm listeliyorum.

1-1: Nötr. (Başkanın karısı manasızca eşine trip atıyor ya neyse onu da görmezden gelelim. Hayır napsın adam gencecik kızın ölmesine izin mi versin? Adam sanki tv önünde domuza hallenmeye çok meraklı.)

1-2: Erkek karakter sonradan sistemin bir parçası olsa da iyi kötü eleştiriyor, kadın karakter direkt bir parçası oluyor.

1-3: Eşini aldatan ve ondan saklayan bir kadın.

2-1: Nötr.

2-2: Sevgilisiyle birlik olup küçücük bir çocuğu öldüren bir kadın.

2-3: Kariyeri için ona aşık bir adamı öylece bırakan bir kadın.

2-4: (Yılbaşı Özel Bölümü) Eşini aldatıp başkasından hamile kalıp çocuğun da başkasından olduğunu söylemeyerek ve sebep göstermeden sevgilisini terk eden bir kadın. Hayır cehenneme götüren 20 hareket varsa bir 5’ini yapmış. Ha bir de partideki adamı öldüren ruh hastası bir kadın var. Buna karşılık karaktersiz erkek sayısı bir.

3-1: Sahte bir dünyanın parçası olmak için çırpınan bir kadın ve aynı tarzdaki kadınlarla çevrili hayatı. Buna karşın olayı çözmüş bir abi, taksici, gişe memuru ve hapisteki beyefendi. Tır şoförü kadın dışında aklı başında kadın karakter yok. Hatta bir sahnede koca karavan dolusu sahte kadın. Bir de düğündeki kız ve arkadaşları.

3-2: Nötr. Bir olay yok.

3-3: Çok sayıda şeytan erkeğin olduğu tek bölüm. Burada ufak bir rol dışında kötü bir kadın yok.

3-4: Sonunda iyi rolde kadın karakter gördüğümüz ender bölümlerden. Hem de iki tane.

3-5: Acımasız sarışın dışında çok iyi veya kötü diyemem. Nötr diye geçiyorum.

3-6: İki güçlü kadın karakter. Takdire şayan.

Ve gelelim meşhur 4.sezona:

4-1: Büyük oyunu bozan bir kadın.

4-2: Başarısız bir anne ve annesinin suratına suratına tabletle vuran kızı. Buna karşın sadece bir tane kötü bir genç erkek var o kadar.

4-3: Katil bir adam ve ondan daha katil bir kadın. Çocuk demeden öldürüyor.

4-4: Güzel, tatlı bir kadın karakter.

4-5: Arkadaşlarını manasız bir duygusallık adına ölüme götüren bir kadın. Gayet mantıksızca da olsa bunu robotlara karşı savaşan güçlü bir karakter olarak değerlendirmişler. Hani bu kadar zorlama olur. Bu kadar toz kondurmama olur. Serinin en ahmak karakteri en güçlü seçilmiş.

4-6: Balatayı sıyırmış bir doktor. Buna karşın güçlü bir kız evlat.

Reklâmın iyisi kötüsü olmaz misali, olsun sonuçta bol bol kadın karakter gördük mantığıyla övmek nedir? Hatta ben tepki toplar diye bekledim, “Bu ne yahu, kadınlar sürekli kötü veya aşırı kötü rolde, erkeklerse iyi veya mağdur durumda” diye ancak olmadı. Allah aşkına her şeyi bir kenara bırakın Metalhead’teki o robot köpeğin araba kullanma saçmalığı seneler sonra alay konusu olacak. Ancak ne yazık ki seneler sonra.

Şimdi diyeceksiniz ki bir araba dolusu laf etmişsin. Peki kötü bir dizi mi yani? Onca yaratıcı şey varken buna mı odaklandın? Tabii ki hayır, tabii ki güzel denilebilecek bir dizi. Ancak muazzam abartılmış, muazzam overrated bir dizi. Sürekli beyne çip takılıp anılara erişilen ve çoğu bölümün doğru düzgün bir finale bağlanamadığı, 7.8-8.1 arası bir diziyken 8.9 gibi bir puanı kesinlikle hak etmiyor.

Şahsen favori bölümlerim: 1-3 Entire History Of You, 3-5 Men Against Fire, 3-4 San Junipero; onun dışında 3-3 Shut Up And Dance, 3-6 Hated In The Nation, 4-4 Hang The Dj ve 2-2 White Bear bölümleri de fena değildi. 1-1 National Anthem, 4-3 Crocodile ve 4-5 Metalhead de hiç olmasaydı daha iyiydi.