‘Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili’ 13 Temmuz’da Sinemalarda
Sinema Haberleri

‘Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili’ 13 Temmuz’da Sinemalarda

Sony Pictures Animation yapımı “Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili” en sevdiğimiz canavar
ailesini lüks bir canavar yolcu gemisinde yaz tatiline çıkartıyor. Böylece Drakula bu kez
herkesin tatilini kendi otelinde karşılamaktan kurtuluyor. Drakula’nın Canavar Güruhu sakin
deniz yolculuğu sırasında –canavar voleybolundan egzotik günlük gezilere– yolcu gemisinin
sunduğu tüm olanaklardan yararlanıyorlar. Fakat bu rüya tatil, Mavis, Drakula’nın geminin
insan kaptanı Ericka’ya abayı yaktığını fark ettiğinde tehlikeli bir hâl alıyor çünkü Ericka
hepsini tehdit eden müthiş bir sır barındırıyor.

Sony Pictures Animation “Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili”ni sunar. Filmi Genndy
Tartakovsky yönetti; Filmi Tartakovsky ve Michael McCullers birlikte yazdılar. Filmin
yapımcılığını Michelle Murdocca üstlendi. Müzikleri Mark Mothersbaugh imzasını taşıyan
“Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili”nin görüntü ve animasyonları Sony Pictures Imageworks Inc.
tarafından gerçekleştirildi.

Ülkemizde Türkçe Dublajlı vizyona girecek filmin seslendirme kadrosu şöyledir:

Seslendirme Yönetmeni: OĞUZ ÖZOĞUL
Ses Teknisyeni: LEVENT ÖZGENÇ
Seslendirme Yönetmen Yrd.: GÖZDE KISA
Çevirmen: MERT SUBAŞIOĞLU

KARAKTER – SESLENDİREN
DRAKULA – AYDOĞAN TEMEL
MAVIS – HAZAL ERDAL

ERICKA – YASEMİN ŞİŞLİ
VAN HELSING – SEFA ZENGİN
FRANK – BOĞAÇHAN SÖZMEN
GREMLINS – SAİT SEÇKİN
GRIFFIN – RIZA KARAAĞAÇLI
MURRAY – FATİH ÖZACUN
DENNIS – ENGİN DENİZ KAZANCI
JOHNNY – HARUN CAN
WINNIE – İDİL KÜNER
STAN THE FISH – TALHA SAYAR
VLAD – MAZLUM KİPER
WAYNE – CÜNEYT CAKOVA
WANDA – ŞEMSAY ÇANKARA
EUNICE – ŞEBNEM ÜNALDI
CRYSTAL – MERYEM CAN

“Otel Transilvanya 3: Yaz Tatili’nin ortak yazarı ve yönetmeni Genndy Tartakovsky için, Otel
Transilvanya karakterlerine geri dönmek kolay bir karar değildi. En basit ifadeyle, geri gelip
–izlenmeye layık– bir devam filmi daha yapması için bir neden olmalıydı. “Bu karakterleri
seviyorum ama madem ki üçüncü bir film yapacaktık, o halde onları –hem fiziksel hem
duygusal anlamda– daha önce hiç olmadıkları bir yere götürmeliydik” diyor Tartakovsky ve
ekliyor: “Bizim burada yaptığımız şey de bu. Drak’ın Güruhu’nu otelden çıkarıp, bir canavar
yolcu gemisiyle eğlenceli ve egzotik yerleri ziyaret etmelerini sağlamakla kalmayıp, Drak ile
Mavis’in ilişkisini ters yüz ettik. Artık kızı aşık ve çocuklu olduğu için, Drak endişeli bir ebeveyn
değil ama onun yerine Mavis aşırı derecede kaygılı çünkü babası bir kez daha ‘kıpır kıpır’.
Yoksa acaba aşırı derecede kaygılanmıyor da gerçek bir tehlike mi söz konusu?”

Tartakovsky yeni filmin ilhamının doğrudan bir gerçek yaşam deneyiminden geldiğini belirtiyor:
“İkinci filmi bitirdikten sonra bir tatile ihtiyacım vardı. Eşimin anne babası bize sürpriz bir ailece
gemi yolculuğu organize etmiş. Eminim herkes kayınvalide ve kayınpederini benim kadar
seviyordur ama seyahat bizi bir hafta boyunca küçük bir alanda birlikte olmaya zorladı. Bu
bana ilham kaynağı oldu: Drak’ın Güruhu’nu o ortama koyduğumuzda neler olur?”

Serinin her üç filminde de Tartakovsky’yle birlikte çalışan yapımcı Michelle Murdocca bu fikre
bayıldığını ifade ediyor. “Otelden çıkıp ailece yeni türde bir maceraya koyulmak için fırsat

sunuyordu. Bence Otel Transilvanya filmleri ailelere hitap ediyorlar çünkü aileleri konu
alıyorlar. Elbette her aile farklıdır ama aslında herkes bir şekilde de aynıdır. Filmlerimizi
dünyanın her yerinde insanlarla birleştiren de bu.”

Yine de, herkes bilir ki ailece tatil yapmak çetrefilli olabilir. Ailenizi sever ve onlarla birlikte
olmak istersiniz… Ama çocuksanız, aileniz sizi utandırır. Ebeveynseniz, çocuklarınız sizi öyle
bir peşlerinden koşturur ki tatilinize tatil arası vermeye ihtiyaç duyarsınız. Büyük babanız slip
mayosuyla boy gösterir. Ve hepimizin şimdiye kadar öğrendiği üzere, canavarlar
kahramanlarımız da bizim gibidir. Otel Transilvanya serisinde üçüncü tur için geri dönen
yapımcı Michelle Murdocca, “İşin eğlencesi onların bu denli özdeşleşilebilir olmalarında”
dedikten sonra şöyle devam ediyor: “Drakula’nın, kurt insanlar Frank, Wayne ve Wanda’nın,
Griffin’in ve Görünmez Adam’ın kahramanlık anları olduğu kadar zaafları da olduğunu, her
zaman kabullenici olmayabilen bir dünyada ellerinden geldiğince iyi anlaşmaya çabaladıklarını
bir süredir biliyoruz. Hikayenin ahlaki önermesi hepimizin aynı olduğu; insan da olsak, canavar
da, yeşil derili de olsak derisiz de. Ama ailelerimiz hiçbir zaman Ericka’dan büyük bir tehlike
tanımadı”.

Ne de olsa, Ericka geminin güzel, maceracı kaptanı ve Drakula’nın kalbini çalıp (vampirlerin
kalbi varsa) aile dinaminiğini sonsuza dek değiştirebilecek biri değildir yalnızca. O, aynı
zamanda, bu seyahatin gidişatını değiştirecek boyutta tehlike arz eden bir sır barındırmaktadır:
Ericka efsanevi canavar avcısı Abraham Van Helsing’in soyundan gelmektedir ve bu gemi
yolculuğunun altında yatan yegane amaç Drak ve güruhunu ele geçirmektir. Bu bir tuzaktır. Bu
bir dümendir. Yolcu gemili bir dümen.

“Ericka’nın bütün planı tüm canavarları gemiye bindirip hepsini topluca yok etmek ama sabırsız
–Drak’ı hemen öldürmek istiyor” diyor Tartakovsky. Bu arada Drak kaptana “kıpraşınca”
istemeden onun planlarına taş koyar. “‘Kıpraşmak’ canavar dilinde ilk görüşte aşk anlamına
geliyor. Drak gemiye biniyor, Ericka’yı görüyor ve ona vuruluyor. Dolayısıyla, onun da
kendisine aşık olması için uğraşıyor ama tüm o süreç boyunca Ericka onu öldürmeye çalışıyor”
diye ekliyor Tartakovsky.