Get Out (2017) İncelemesi

Get Out (2017) İncelemesi

Get Out için yer yer artan ve sona doğru deyim yerindeyse tavan yapan aksiyonuyla etki bırakan bir gerilim filmi demek istiyorum en başta. Yönetmen ve senarist Jordan Peele’e ‘En İyi Özgün Senaryo Oscarı’nı getiren filmde özellikle yan rollerdeki oyuncuların performansları göz dolduruyor. Zihin oyunları içinde geçen 104 dakikada izleyenlerin kafasından bir sonraki sahnede ne olacağıyla ilgili çok farklı alternatifler geçiyor.

Filmin atmosfer olarak The Hostel serisine benzediğini düşünüyorum ancak çok daha orijinal ve derin bir hikaye kurgusu var.  Hiçbir şeyden haberi olmayan masum Amerikalıların hayatlarını tehlikeye atan bir tatile çıkması konusunda benzer senaryoları gördük. Get Out’un En İyi Özgün Senaryo Oscarı dahil pek çok ödülü toplamasının sebebi hangi konuyu işlediği değil, hikayeyi nasıl kurguladığı. Yönetmen ve senarist aynı olduğunda şimdiye kadar gözlemlediğim kadarıyla ortaya ya çok iyi bir iş çıkıyor ya da vasat. Senaryo ve yönetmenliğin  aynı kişiye ait olması bir bakıma risk taşıyor. Ya da görsel ya da kurgusal açıdan bir tarafın zayıf kalması özellikle bu tarz psikolojik gerilim filmlerinde tahmin edilebilirlik ya da heyecan dozunun düşük kalmasıyla sonuçlanabiliyor. Get Out için bu riske kesinlikle değmiş diyorum.

Spoiler içeren kısımlara geçiyorum.

Filmde en çok etkilendiğim karakter Missy. Kız arkadaşının ailesiyle tanışmak için hafta sonu tatiline çıktığını düşünen kurban Chris’ın bir kapana kısıldığını çok geç fark etmesinin sebebi olan Missy, insanları farkında olmadıkları bir anda hipnoz edebiliyor. Ayrıca yan karakterler Andre ve Georgina’nın gözleriyle kendi bedenlerinin içinde hapsolduklarını anlatmaya çalıştıkları sahneler çok etkileyiciydi.

Hipnoz sırasındaki sahnelerde, kişinin kendi bedenine hapsolduğu ve hiçbir şey söyleyemediği anlar çok iyi görselleştirilmiş. Chris’in hipnoz edildiğini anladığı sırada nasıl kurtulacağını bilememesi ve başka kurbanlar da olduğunu fark etmesiyle izleyiciyi Chris’in tarafına alıyor film. Bir an önce hem fiziken hem zihnen esir tutulduğu evden kaçması gereken Chris; hipnozun etkisini yitirdiği kısıtlı vakitte hem yeni bir plan yapmalı hem de bir sonraki hipnozdan kaçmalıdır.

Olumsuz bir eleştiri olarak filmin konuya çok hızlı girdiğini düşünüyorum. Chris’in aile evine gidip aksiyonların başlaması çok kısa sürede gerçekleşiyor. Her ne kadar korku filmleri içinde gösterilse de, daha çok gerilim türünün özelliklerini taşıyan film, hipnoz sahnelerinden ve flashbacklerden önce derinliğe geçse Imdb’de 7.7’den daha yüksek bir puan alabilirdi.

Film gecesi için harika bir seçim. Heyecanınızı kaybetmeden dolu dolu bir 104 dakika geçirebilirsiniz.

Duygu Omay
Duygu Omay Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0