Stranger Things 3. Sezon İncelemesi

Stranger Things 3. Sezon İncelemesi

Stranger Things‘in 3. sezonunu yazmak için bir süre beklediğimi itiraf etmeliyim. 4 Temmuz’da Netflix’te yayınlanan bu diziye özgü yapılan komik fotoğraflardan bıkkınlık geldi. Özellikle Millie Boby Brown ( Eleven) ve Sadie Sink ( Max)’in, yağmurluklu fotoğrafına ketçap ve hardal benzetmesi yapıldı. Onu gördükten sonra, beklemeye başladım. Bu arada 1. ve 2. sezon ile ilgili tüm yorumlarımı bilgileri daha önceki yazılarımda bulabilirsiniz.

2.sezonun ardından yapılan zaman atlaması ile birlikte dizi 1985 yılının yaz ayında geçmektedir. Baş kahramanlarımız  Eleven,Mike, Lucas, Dustin, Max ve Will büyümüş, serpilmişlerdir. Ergenlik dramalarının başladığı bu yaz ayı hareketli geçiyordur. Starcourt adında bir alışveriş merkezinin açılmasının ardından esnaf sektörüne olan ilgi azaldı, çoluğunu çocuğunu alan alışveriş merkezini tıka basa doldurdu. Demogorgon’lardan kurtulduğunu sanan kadro kendi hayal aleminde yaşamakta.  Mike ile Eleven birlikte vakit geçirir; bu Hopper’ın biraz sinirini bozar. Lucas ve Max ‘da aşklarını yaşarken, Will ise yalnızları oynamaktadır. Dustin ise tatildedir. Yazlarını hep birlikte geçiren çiftler ve Will, alışveriş merkezinde vakit geçirmektedir. Steve ise Scoop Ahoy dondurmacısında çalışmaktadır.

Genel olarak takım arkadaşı Robin ile takışan Bay Saç( Steve), Avm’de gözüne kestirdiği kızları tavlamak için çaba harcıyor ama nafile! Nancy ve sevgilisi Jonathan ile bir gazetede stajyerlik yapmaktadır. Kendini ispatlamaya çalışan Nancy, hamburger ve kahve taşımaktan başka bir şey yapmıyor. Ah sektör ah!  Max’ın abisi Billy ise havuzun cankurtaranlığını yapmaktadır.  Mike ve Nancy’nin annesi Karen, gözünü Billy’e dikmiştir. Tabii herkes kurtlu bu dizide, bir olay çıkartmadan duramıyorlar. Hopper, Mike ve Eleven’den fazla vakit geçirdikleri için şikayetçidir. Joyce’ye derdini paylaşsa da, yine kendi bildiğini okur; Mike’ı korkutarak Eleven’den uzaklaşmasına ve yalan söylemesine sebep olur.  Max ve Eleven, kızlar dayanışması içine girerek erkeklere karşı taktikler geliştirir. Eleven, Mike’den ayrılır.

Dustin ise tatilden döner. Suzie isimli Utah’da yaşayan bir kızla iletişim kurduğunu ve sevgili olduklarına inandırmaya çalışsa da 9.köyden bile kovulmuştur adeta. Kimseye kendini inandıramasa da radyo frekansından duyduğu bir rusça sesi avanak partneri Steve’ye danışır. Kulak misafiri olan Robin de ekibe dahil olur ve şifreyi çözerler. Rusların olduğu bir yeri keşfeden ekip, harekete geçmeye kararlıdır. Will ise ekibin yalnızlarından olduğu için kafasını oyun oynamaya takmıştır.  Hopper ise Joyce’a aşıktır.  İkinci bir araştırma takımı ise gazeteye gelen bir telefon ile garip olayları çözmeye çalışan Nancy ve Jonathan ikilisinden gelmiştir.  Max’ın abisi Billy’nin içine demorgon girdiği için kendi çapında katillik yapmaktadır.

Rusların yerini çözen çözen  Dustin, Steve ve Robin, gördüğü bir boşluktan içeri sızmaya çalışmaktadır. Kapıyı açması için daha küçük birine ihtiyaçları olan üçlü, Lucas’ın kardeşi, dondurma deneme numarasıyla tüm dondurmaları yiyen Erica’dan yardım istemektedirler. Sert kayaya çarpan ekip, ömür boyu ücretsiz dondurma şartıyla kabul ettirmişlerdir. Bir şekilde içeri sızan dörtlü zorlu aşamalardan geçerler ve rusların ne iş çevirdiğini görürler. Steve ve Robin yakalanırken; Dustin ve Erica onları kurtarmanın yolunu arar.

Demorgonların sızdığı dizide herkes bir tehlikenin içine girmiş olan ekipler kurulmuş, ortalık karışmıştır. Hopper ile Joyce ise buzdolabından sürekli düşen magnetler üzerine, olur olmadık işlere bulaşır.

Çok da uzatmadan söylemek gerekirse; bütün ekip olaylar zincirinde birleşir. Gittikçe devleşen Demorgorgon ile mücadele etmeye çalışır. Peki ya kim kazanır bu savaşı?

3.sezonuna gelen bu dizinin 4.sezonda biteceği söylenmekte. Eğer biterse tam isabet olur, çünkü daha fazla ilerlerse konuyu saptıracaklarına inanmaktayım. Doğru karar Netflix! Bütün ekibin yaşlarının büyümesi sebebiyle zaman atlamasına yol açar.  Dönemin koşullarını mantıklı çerçevede değerlendiren dizi, SSCB- ABD düşmanlığından, alışveriş merkezi çılgınlığına kadar birçok açıdan göndermeler yapıyordur. Dizinin parlayan yıldızlarından Robin ise  Gün Doğmadan, Gün Batmadan ve Gece Yarısından önce serisinin bilinen isimlerinden Ethan Hawke’nin kızı.  Steve ile birbirlerinden çok zıt olmaları ve komik hal ve hareketleri ile dizinin en güzel bölümlerine ışık tutuyor. Onların da yaşadığı bir duruma, özellikle dikkat edin.  Erica karakteri, oldukça akıllı ve komik bir karakter olarak, diğer dizinin kahramanları ile yarışmaktadır.

Mike, Eleven, Will, Lucas, Max bu dizinin yıldızları olsa da Dustin haricinde arkada kaldılar. Senaryoda bazı dramalar tam olarak yerleştirilememiş. Herkesin hikayesi tamamen gösterilmemekte. Bu da kafada soru işaretlerine yol açabiliyor.  Dizide en akıllı karakterlerden biri ise Joyce.  Takım lideri olarak seçilse, bu sorunlar olmayacak. Eleven karakteri, dizinin fantastik yönünü oluşturduğu halde, özelliklerini pek gösteremiyor. Dizinin ilk göz ağrıları, bir muayeneden geçmeli. Bunun dışında Hopper diziye hem cesaret hem de güldürü sağlıyor.   Nancy’nin fazla cesur olması, iyi bir akışkanlık kazandırdı senaryoya.  Kadınların gücü, dizinin en önemli mottosu haline geldi. Dizinin aksiyon sahneleri, dramatik sahnelerin önüne fazla geçtiğinden bazı şeyler eksik kalıyor.  Demogorgonların gelişi ortalığı karıştırdı; Yandı gülüm keten helva!

Dizi eksileriyle artılarıyla sezonu kapattı.  8 bölümü de izlediğinizde instagramda takip etmeniz gereken kişiler; Millie Boby Brown( Eleven), Maya Hawke( Robin), David Harbour( Hopper) ve sonra da ben( selim.senturk.121). İyi seyirler.

İlgili Linkler
Dizi İncelemeleri Netflix
Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*