Marriage Story 2019 İncelemesi

Marriage Story 2019 İncelemesi

Netflix’in aylardır beklediğim filmi Marriage Story sonunda ekranlara geldi. Scarlet johansson’ı gördüğüm bu filmi kesinlikle izlemeliyim dedim. Bekledim ve izledim. Filmi tercih etme sebeplerimden biri ise filmin adındaki klasiklik ve merak ettiren farklı fragmanı oldu. Beni bir filmin konusu ve fragmanı çeker. Kusura bakmayın ama algı burada devreye giriyor. Hadi itiraf et seyirci, fragmandan az çok filmi çözüyorsun. Bu da filmi Türkçe dublaj izlediğimden gelen kötü bir aksan. Bir evliliğin bitmesi için birçok sebep vardır. Her sebep evlilikte mi fark edilir yoksa bittiğinde mi? Bu soruya yanıt arayan filmlerden birini izlemek için birçok sebep var. Bunun için size biraz filmden bahsedeyim.

Nichole ve Charlie adında evliliklerinde sorun yaşan bir çift vardır. Nichole, bir tiyatro oyuncusu; Charlie ise tiyatroda yönetmenlik yapmaktadır.  Ayrılık kararından sonra bir çift terapistine giderler. Birbirleri hakkında, birbirlerini en çok hangi noktada sevdiklerine dair, bir mektup yazarlar. Film önce Charlie’nin sonra da Nichole’un mektubu ile devam eder. Charlie mektubunu okusa da Nichole mektubu okumaz.  Nichole ve Charlie’nin birbirine karşı fark edemedikleri ve söylemediği duygular ortaya çıkmaya başlar.

Nichole ayrılık kararı almıştır ve bir belgeyi Charlie’ye vermek ister. Bunun için annesi ve kız kardeşinden yardım ister. Bir şekilde ayrılığın netleştiği ortaya çıkar. Charlie ile Nichole’i birbirine bağlayan somut şey, çocukları Henry’dir.  Nichole ile Charlie evliliklerini avukat yoluyla bitirmek istememe anlaşmalarını ilk bozan Nichole olur. Nichole’un Los Angeles’da; Charlie’nin New York’da kalma isteği kendi aralarında çatışma sağlayan en büyük durumlardan biri. Araya avukat giren ilişki daha da fazla bozulmaya başlar.  Charlie, Nichole’u daha önce başka bir kadınla aldatmıştır.  Kişisel hatalar mahkeme sürecine girdiğinde ilişkileri artık yıpranmıştır. Birbirinden uzak kalmak, sizce bir ilişkiyi kurtarmaya yeter mi?

Nichole, maskülen bir giyinime sahip olan, feminen bir hayat yaşayan  bir kadındır. Hayat enerjisi evli kaldığı her yıl içini sinekler yemiş ağaç yaprakları gibi her yıl daha da bitik hale gelmiştir.  Kendisini ailesine feda ettiğinden kendini unutmuş, oyunculuk kariyerini istemediği bir yöne çevirmek zorunda kalan; kocasının fikirleri ile  anı yaşamaya karar verdiği için duygularını sonradan fark eden ve sağa sola savrulmaya hem açık hem kapalı bir karakteri temsil etmektedir.  Charlie ise her daim kusacakmış gibi duran soğuk bakışlı, iyi bir baba ama kendi hayatından çok başkalarının hayatını etkileyecek kadar bencil bir karakterde. Bencilliği aslında ailesinin Los Angeles’da yaşama isteğini reddedişi, tiyatroyu biraz aile hayatından üste koyduğu için sevginin ne olduğunu doğru bilmeyen bir konumda. İkisinin soğuk karakterler olmasının dışında; diğer karakterler işinde iyi olmayan, fazlasıyla neşeli ve filme renk katan kişilerden ibarettir. Özellikle Nichole’ın annesi, avukatı Nora ve kardeşi Terry’den oluşan sarışın üçlemesi filmi 16: 45- 18: 15 arasında izlenebilecek komedi filmlerini andıracak kadar komik.

Filmin senaryosu oldukça durağan olarak işlenmiştir. Karakterlerin düşünceli ve birbirinden uzak tavırları bunu belli eden unsurlardan.  Birbirlerini mektupta anlatmalarıyla başlayan film ,  başlangıcı ile Amelie filmini hatırlattı. Mektup okuma istememe fikrinin başlangıcı ile sonucu oldukça güzel bağlanmış durumda. Filmdeki karakterler başarısızlıkları ile güldürü öğesi taşıyor. Bir ailenin anne-baba-çocuk ilişkisinin nasıl yıprandığını, aşkın evliliğin neresinde olduğunu, gülümsemenin bile duygulara işlediğini, fark edilmeyen noktaların evlilik yıprandıkça ne sorunlara yol açtığını, boşanma davaları, velayet gibi sorunlar farklı bir bakış açısı ile işlenmiş. Onu farklı kılan iki tarafı etkileyen tek şeyin çevrelerinin olması. Bu sorunları kendi hayatlarında onları etkileyen avukatlarının araya girmesi ile ortalığın karışması, doğru ve yanlışa başkaları tarafından karar verilmesi, hayata müdahale edilmesi iyi bir şekilde bitirilebilecek bir evliliğin kötü sonuçlanmasına neden olabileceğini ve sevgi ile fedakarlığın hangi noktada olması gerektiğini anlatmaya çalışılmıştır. Senaryoda ana karakterlerin değil de yan karakterlerin daha komik oluşu yönetmenin tercihi olmalı.  Oyunculuk seçimi için doğru bir kadro denebilir.

Filmin renklerine baktığımızda, renksiz, koyuya yakın ve iç sıkan bir dekora sahip ve enerjisini kaybetmiştir. Mutsuzluklarını karakterlerin kıyafetleri bile belli etmektedir.  Evlerin, mahkemenin, toplantı odasının  dışında renge tek sahip olan şey bahçe. Bahçenin rengini solduran etken ise karakterler.

Scarlet Johansson’a o saçın hiç yakışmadığını ama film için çok farklı ve uygun bir seçim olduğu söylenebilir. En iyi saçlarının Lucy filmindeki gibi olduğu hatırlatmak isterim.  Karakterlere tavsiyem var. Nichole kesinlikle saçlarına kaynak taktırmalı, evinin dolaplarının içerisi oldukça kirli olduğundan birkaç cif ile silmeli; Charlie ise artık o uzun saçlarını kesmeli, kıyafetlerini değiştirmeli ve 3 gece hamburger yiyerek sekiz kilo almalı.

Filmin durağan oluşu bir yandan filmi etkileyici kılsa da herkes için izlenebilecek bir film değil. Festival filmi izleyicilerinin ve mutlu sondan hoşlanıp da alternatif sonlara da gönlü kayan kişilerin izlemesi tavsiye edilir. Ama bu filmi izlerseniz, kışın izleyin. Eğer evlilik nedir, neden ilişkiler yıpranır  diye merak ediyorsanız ve ilişkinizi bir kez daha gözden geçirmek isterseniz bu film size önerilir. İzleyin, mutlu olun; iyi seyirler.

İlgili Linkler
Film İncelemeleri Netflix
Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0