Marvel’s The Punisher 2. Sezon Incelemesi

Marvel’s The Punisher 2. Sezon Incelemesi

Notlarını çok uzun zaman önce almış olduğum ancak yazmaya bir hayli zaman sonra vakit bulabildiğim ve giriş paragraflarından nefret ettiğim için laps diye konuya gireceğim bir yazıdan daha herkese merhaba.

Öncelikle ikinci sezonun aynı ilk sezondaki gibi bir minivan sahnesiyle başlaması hoş bir göndermeydi. Hızlı bir giriş heyecanlandırdı ancak devam eden bölümlerde başrolün zaten ölmeyeceğini kabul etmişken bir de bunun yanına kötü karakterlerin de “Kırgın Çiçekler” dizisi misali sürekli komadan çıkması bir hayli üzdü. Billy Russo deseniz kurtuluyor, 3.kattan düşen psikolog hanım kızımız birkaç kırıkla kurtuluyor. Hayır millet banyoda düşüp ölürken 3.kattan düşüp sonrasında hayatta kalmak da ne bileyim, bari bir şeylere takılıp düşsün de düşüşünü hafifletti diye düşündürtsün. Neyse.

Billy Russo’nun maskesi de bir hayli anlamsız geldi. Bir an acaba Billy Russo Crossbones mu olacak diye düşündürttü lâkin öğrendik ki aslında hayâl meyâl Punisher’ı hatırlamış da onu çizdirmiş. Gerçekten sizi bu denli yamultan bir insanın sembolünü yüzünüzde taşımak ister misiniz? Gerçi İsa’yı hatırlamak adına gerilmiş olduğu çarmıhı (haç) kolye olarak takanlar olduğundan olabilir aslında fakat şahsen ben, sevdiğim birini sniper tüfeği ile vursalar boynuma Kanas veya 7.62’lik mermi kolyesi takmazdım.

Yine Billy’nin hastaneden kaçtığı sahneye gelecek olursak taktığı maske zaten tuhaf iken bir de maske ile oradan çıkabilmesi ayrı tuhaf. Koca hastahanede tek maske takan o, kısaca hasta bakıcısından hademesine herkesin “aha adam kaçıyor lan” diyebileceği yerde psikolog hanım kızımızla baya salına salına çıktı. Sonra da psikolog ile sevgili oldular çünkü bu dönemin de modası bu olacak demek ki. “Harley Quinn ile Stockholm Sendromu’na doğru” adlı program izlenmiş olacak ki neden bu da kendi manyağı ile sevgili olmasın diye düşünmüşler. Bir başka klişe de yine kötü adamların (gerçi evlât olan masum) golf oynarken iş konuşması ki her seferinde beni karmaşık düşüncelere iter. Bir yandan “gerçekten bu zenginlerin golf oynamak dışında başka hobileri yok mu? Meselâ masa tenisi veya bowling niye denenmiyor? Bu adamlar bu kadar mı sığ? Üye oldukları sendika bu oyunu zorunlu mu kılıyor?” diye düşünerek sahneyi klişe ve mantıksız bulurken bir yandan da Youtube’ta gördüğüm “bilmem kaç milyonluk malikâneler” konulu videolarda altından yapılmış muslukları görünce “ulan olabilir de aslında” diyorum. Zengin tanıdığı olan beri gelsin, bu sorunsaldan kurtulmak istiyorum.

Gelelim Punisher’ın hastaneden kaçmasına. Adam iyi adam ya, Billy Russo gibi kaçamıyor, bir sürü hır gür. Bu hayat hep iyilere hor davranıyor, saçından çekip suratına tükürüyor arkadaşlar. Ancak kaçma sahnesi keşke başına konan ödülü almak isteyenlerin hastaneye saldırması sonucu aradan fıyması şeklinde olsaydı bence daha iyi olurdu. İki taraflı çatışmalar artık sarmıyor, yani bir third party saldırgan güruhunun da dahil olması daha güzel duruyor.

Madani uzayan ve bu yüzden baş döndüren dolgun saçlarıyla daha güzel bir şekilde karşımıza çıksa da başka şekilde bizi etkilemeyi başaramıyor. Neredeyse hiçbir aksiyonda ortalarda yok. Ayrıca koskoca ajansın psikolog resmen seni kestane gibi çiziyor. Sana hiç mi bir jiu jutsu, hiç mi bir krav maga öğretmediler? Senin eğitimin için harcanan ödeneğe yazıklar olsun, vergi mükellefleri yasta. Ayrıca psikoloğun eline tek bıçak alması……………. gerçekten mi arkadaşlar?…….. hani birini öldüreceksiniz, acaba iki eliniz de daha dolu olsa daha rahat etmez misiniz? (Not: Bu cümleler suç işleyecek kişilere yol göstermek maksatlı yazılmamıştır.) Hatta belki daha fazla alıp uzaktan fırlatmak falan aklınıza gelmez mi? Hani bulaşık çıkmasından mı korktun kadın? Karşında tırt da olsa bir ajan var tek bıçakla dalmak nedir? “Korkunç Bir Film” serisinin birinde “Çığlık” filmiyle dalga geçerken kadın katilden kaçıyor ve sonrasında masada duran taramalı tüfek, el bombası, bıçak ve muz seçeneklerinden gidip muzu tercih ediyordu. Şimdi bu sahne bundan ne kadar farklı?

Aksiyon sahnelerine değinecek olursak, dövüş sahneleri tatmin ediciydi. Özellikle etraftaki eşyaları kullanmak zaten Punisher tarzı bir hareket amma ve fakat bazı çatışma sahneleri üzdü. Sniper beyimiz Punisher’ı durduğu yerde vuramıyor ancak hareket eden arabanın içinde çıpavs diye vuruyor. İlginç. Koca dizide klişe parçalayan yegâne sahne ise üçüncü bölümde yaralı askerin ayağa kalkıp mini tiradını attıktan sonra futuf diye kafasından sniper mermisi ile vurulmaması. Genelde adettendir, çatışma esnasında boynunu kaldırıp duygusal veya kahramanca bir şeyler söyleyenleri oracıkta dört kolluya bindirirler.

Billy Russo’nun komadan kurtulması dışında tüm tekrardan kötü adam olma motivasyonu ve psikoloğun tavırları da bir hayli tuhaf. Hatta bir yerde Billy Russo mağdur olan kendiymiş gibi “Arkadaş, alt tarafı karını bombaladım, çocuklarını kurşuna dizdim diye bir adam öldüresiye dövülür mü ya!” minvalinde laflar söylüyor. Psikolog deseniz Madani ile tartışmasında kimin masum olduğuna kim karar veriyor yani “neye göre kime göre kötü”vari bir laf söylüyor. Ayrıca gerçekten bu kadar kişiyi öldürmüş bir insan dahi ikinci bir şansı hak eder mi? Hani tüm bu düşüncüler ayrı zorlama ve bu düşünceleri bir psikoloğun dile getirmesi ve savunması ayrı zorlama ve mantıksız. Bir de Billy’nin Arthur’un evine gittiği sahne var. Billy’i görünce verdiği tepkiden anlıyoruz ki bu hayatının sonbaharında olan adam haber falan izlemiyor, Pazar gazatesi keyfisi yapmıyor, herhalde tik tok falan izleyip şeker patlatıyor ki karşısındaki adamın nasıl biri olduğuna dair fikri yok gayet rahat takılıyor falan. Acayip. Bir başka tuhaf gelen şey de o kadar badire atlattıktan sonra insan Beth gibi bir çilekeş kadını, seven kadını, “kadın plus plus”’ı neden ziyaret etmez? Ben final öyle biter diye düşündüydüm ancak bir daha kendisinden haber alamadık.

Tüm bu tuhaf ve zorlama sahnelere ve başrol beyimizin öfkeli rolleri çok iyi oynayamamasına rağmen iptal edilmeyi hak etmeyen bir diziydi. Hâlâ Disney+’ta yeniden başlayacak veya devam edecek dense de ortada Netflix-Marvel yapımlarına dair net bir bilgi yok. İlk sezon kadar iyi bulmadığımdan 8.0 verip geçiyorum.

Semih İspir
Semih İspir Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0
Scroll Top