Vin Diesel’in Yeni Filmi Bloodshot: Durdurulamaz Güç 13 Mart’ta Vizyonda

Vin Diesel’in Yeni Filmi Bloodshot: Durdurulamaz Güç 13 Mart’ta Vizyonda

Çok satan çizgi roman BLOODSHOT uyarlaması “Bloodshot: Durdurulamaz Güç”te, kısa süre önce görev sırasında öldürülen elit asker Ray Garrison (Vin Diesel) RST isimli şirket tarafından bir süper kahraman olarak hayata döndürülüyor ve kendisi artık Bloodshot olarak tanınıyor. Film Türkiye’de 13 Mart’ta gösterime giriyor. Damarlarında nano teknoloji ürünü bir ordu taşıyan Bloodshot durdurulamaz bir güç haline geliyor –şirketin o güne dek yarattığı en güçlü savaşçıdır– ve anında iyileşebiliyor. Fakat RST şirketi Bloodshot’ın bedeninde güncelleme yaparken Ray’in zihni ve hatıralarıyla da oynamıştır ve geçmiş hayatını hatırlamaya başlayan Ray, neyin gerçek neyin sahte olduğundan emin olmasa da, kontrolünü geri kazanmak için çabalayacaktır.

Columbia Pictures; Bona Film Group Co. Ltd. ve Annabell Pictures & The Hideaway Entertainment işbirliğiyle, bir Original Film-Valiant Entertainment ortak yapımı olan “Bloodshot: Durdurulamaz Güç”ü sunar. Başrollerini Vin Diesel, Eiza Gonzalez, Sam Heughan, Toby Kebbell ve Guy Pearce’ın üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda David S. F. Wilson oturuyor. Valiant çizgi romanına dayanan “Bloodshot: Durdurulamaz Güç”ün senaryosu Jeff Wadlow ve Eric Heisserer, hikayesi de yine Jeff Wadlow tarafından kaleme alındı. Filmin yapımcılığını Neal H. Moritz, Toby Jaffe, Dinesh Shamdasani ve Vin Diesel; yönetici yapımcılığını ise Dan Mintz, Louis G. Friedman, YU Dong, Jeffrey Chan, Rita LeBlanc, Buddy Patrick ve Matthew Vaughn üstlendi. “Bloodshot: Durdurulamaz Güç”ün görüntü yönetimi Jacques Jouffret, yapım tasarımı Tom Brown, kurgusu ACE’den Jim May, kostüm tasarımı Kimberly A. Tillman, müziği ise Steve Jablonsky tarafından yapıldı. BLOODSHOT; Valiant Entertainment LLC’nin tescilli markasıdır.

YAPIM HAKKINDA

Sadece kötü adamları haklamaya çalışmanın ötesinde, kendi zihnine güvenip güvenemeyeceğini çözmeye çalışan bir süper kahraman mı? Ağır bir malzeme bu; ve de Vin Diesel’i projeye çeken şeyin ta kendisi.

Fast and Furious”, “xXx” ve “The Chronicles of Riddick” gibi serilerde unutulmaz karakterlere hayat vermiş olan Diesel –“The Iron Giant” ve “Guardians of the Galaxy”deki dublaj katkısını da atlamamak gerek–, beyaz perdedeki ilk süper kahraman rolüne pençesini geçirmeye hazırdı. Aktör “Bloodshot: Durdurulamaz Güç”le daha öncekiler kadar unutulmaz bir karakter yaratma fırsatını kaçırmak istemedi.

Üstüne üstlük, Valiant Comics çizgi roman serilerinin en sevilen karakterini canlandırmak insanın karşısına hayatta bir kez çıkacak bir fırsattı. Seksen bir milyondan fazla okuyucusu olan Valiant kitapları tür, üslup ve demografik profil olarak çok geniş bir karakter yelpazesine sahiptir. Olağanüstü durumlardaki olağan insanlar olan süper kahramanlar sunmasıyla ünlü Valiant Comics serilerinde, söz konusu kahramanlar çağdaş toplumu, siyaseti ve modern dünyanın çeşitliliğini yansıtan karmaşık karakterlerdir.

Bu anlamda, Diesel’ın canlandırdığı Bloodshot karakteri eşsizdir çünkü çarpıcı ve izlemesi eğlenceli güçlere sahip olsa da, esas önemli olan kahramanın iç dünyasıdır. Filmin başrol oyuncusu ve yapımcılarından biri olan Diesel bu konuda şunları aktarıyor: “Zihnini başkaları kontrol ediyor. Bloodshot kanındaki nanitler (nano boyutlu robot ya da aygıtlar) sayesinde benzersiz yeteneklere sahip, sıkı bir asker. Ama bu karakteri büyüleyici kılan şey hepimizi motive eden bir şey tarafından, unutamadığı aşkı tarafından motive edilmesi. Karakterin trajik olan yönü ise o aşkın ihanet amaçlı kullanılması”.

Diesel’le daha önce “Fast and Furious” ve “xXx” serilerinde birlikte çalışmış olan yapımcı Neal H. Moritz, “Bloodshot’ı diğer süper kahramanların tümünden farklı kılan şey daha karmaşık, daha girift ve daha duygusal olması” dedikten sonra, şöyle devam ediyor: “Yolculuğunun büyük bir kısmında iyilik mi yoksa kötülük mü yaptığından emin değil; karakterinde inanılmaz bir iç çatışma var. Vin de bunu canlandırmak için mükemmel kişi çünkü o da içsel biri; bir karakteri harika kılan şeyle ilgili her kararı enine boyuna düşünüyor. Onu böylesine muhteşem bir aktör ve müthiş bir aksiyon kahramanı yapan şey, büyük ölçüde, Bloodshot karakteriyle arasındaki adeta organik bağ”.

Diesel’e göre, hakiki bir zaaf sergileyen bir süper kahraman son derece gerçekçidir. Aktör bu karakterin kahramansı yönünün de aynı ölçüde gerçekçi olduğunu belirtiyor: “Ordudakilere en sevdikleri çizgi roman kahramanının kim olduğunu sorarsanız, cevapları Bloodshot olur. Ray’in temel değerleri orduda hizmet vermiş herkesin temel değerleriyle aynı”.

Bu yüzden, Diesel’e göre, izleyiciler tamamen benzersiz olan bu karaktere derin bir empati duyacaklar. “Ben hiç böyle bir karakter görmedim: Yalnızca görevine odaklanmış biri seyirciler onun yanında çünkü şirket tarafından sömürüldüğünü biliyorlar. Ray’in amaçları iyi olduğu için istediğini elde ettiğini görmeyi arzu ediyorsunuz” diyor aktör.

“Bloodshot, Vin’in daha önce canlandırdığı karakterlerden çok farklı” diyor yönetmen David S. F. Wilson ve ekliyor: “Elbette, fiziki anlamda, Vin’in diğer karakterleri kadar güçlü ama duygusal açıdan çok kırılgan. Manipüle ediliyor, kim olduğunu bilmiyor ve sorunlu. Vin bunu hayata geçireceği için hakikaten heyecanlıydı, dolayısıyla bu rolde mükemmel olacağını biliyordum”.

Diesel ise manipüle edilme hissini –ve bunun ne kadar adaletsiz olduğunu– hepimizin anlayabileceğini söylüyor: “Manipüle ediliyor olma hissi bence herkesin özdeşleşebileceği bir şey. Günlük hayatlarımızda haberleri izlerken zorla besleniyormuşuz ya da manipüle ediliyormuşuz hissi yaşadığımız pek çok an oluyor. Esas savaşı buna karşı olan bir süper kahraman fikri hoşuma gitti”.

Wilson için, Bloodshot karakteri –teknoloji ve bilim kullanılarak güçlendirilmiş ve evrilmiş bir süper kahraman olarak–  teknolojinin günlük hayatlarımızdaki yerini irdelemek için de bir fırsattı: “Bloodshot kesinlikle bir süper kahraman ama güçlerinin kaynağı teknoloji. Bu açıdan bakıldığında, son derece gerçekçi. Hepimiz çevremizdeki teknolojiden etkileniyor, hatta onun tarafından kontrol ediliyoruz. Ya da belki şöyle demeliyim: Teknoloji hayatlarımızın kontrolünün bizde olduğu yanılsamasını yaratıyor ama aslında dört yanımızı sardı ve hayatlarımızı kontrolü altına aldı”.

 

Tüm Yorumlar0
Scroll Top