Kapan (2020) İncelemesi

Kapan (2020) İncelemesi

Kadıköy sinemasındaki galasına davetli olduğumuz ve seve seve teşrif ettiğimiz filmi sizlerle paylaşmak isterim.  Aldığı ödüller ile festival dünyasına adını duyuran Kapan filmi,  şu an vizyonda.  Film ekibinin ve basın üyelerinden oluşan gala gecesinde; sinema salonunda önlemli bir şekilde izlediğimiz proje, bakış açısıyla oldukça ilgi çekici.  Uzun zamandır vizyona girmeyi bekleyen film, seyircilere neler vadediyor?

Bir adada yaşayan insanlar arasında geçen hikaye,  var olan olaylardan çok durumlar üzerine kurulu.  Sinirli bir adam olan Yakup ve arkadaşlarının evreninde, balıkçılıkla geçinen bir adamın ötesinde; avcılık, hayatla ve ada ile olan kavgaları, ilişkileri ve ardı ardına gelişen kehanetler var.  2 çocuklu aile babası Yakup’un hayata bakış açısı, Turan’ın  hayvanlar ile kurduğu vicdan bağı ve birden bire gelişen ölümler adayı alt üst eder. Kadir isimli birinin ölümüyle birlikte, başka ölümler de olacaktır. Peki ya en çok kim sarsılacaktır bu olaylardan? Aile babası olan Yakup, hırslarına yenik düşerek birçok hataya ışık saçacaktır. Turan ise çocuğu olmadığı için ada hayatını suçlayan eşi,  kesemediği koç ve avcılık korkusu ile savaşmaktadır. Ada hayatında ölümler, insanları farklı etkilemektedir.  Kurtların, adayı basması ile birçok şey değişir. Peki ya suçlu olan ada mı insanlar mı?

Kırsal kesimden daha çok farklı küçük bir adanın insanları üstünden birçok hikayeyi aynı anda farklı etkiler ile göstermektedir.  Farklı mevsimlerde çekilen filmde, akıl alınmayacak gerçeklikte ve olağanüstü davranışları bir arada tutmaktadır. Hayvanların varlığını, insanların hayatındaki etkisine hem olayları canlandırmasını sağlıyor hem de yeni durumlara vesile oluyor.  Balıkçılık ve avcılık gibi daha çok hayvancılık ile geçinen ada halkı, belgesel tadında doğanın varlığı ile duygularını yansıtıyor. Bununla beraber doğanın güzelliğini,  mevsimin özelliklerini de beraberinde sırtında taşımakta.  Karakterin dönüşümüne önem verilen sahneler kurulmuştur.

Yakup karakteri, hem sakin hem de sinirli bir balıkçıdır. Her olaya farklı tepkisi olan Yakup, duygularını fazla belli eden biri değildir.  Ölüm ve hayat ikilemi üstünden, bencil olduğunu fark ettiriyor. Adanın yaşam koşullarından hoşnut değildir.  Bazılarının aksine adanın gelişme projesinin olmasını desteklemektedir.  Eşi ve çocuğuna hem yakın hem de uzak olan Yakup, arkadaşları ile de her olayda bir aradadır. Tepkileri belirgin olmayan, her an her şeyin beklenmesi gerektiğini öğreten karakterimizin yanı sıra herkesin filmin içerisinde başrol olabileceğini gösteren Turan karakteri, koça fazla bağlandığı için onu kesememekle mücadele ederken, bir yandan da şehir hayatında yaşamadıkları için çocukları olmadığına inanan eşinin dediklerini yapmaya çalışır.  Her olaydan farklı etkilenen karakterler, birçok sınava tabii tutulur.

Hayvanlara oldukça yer veren işte, doğa manzarası, kar, ateşin yanışı, hayvanın çıkarttığı sesler, yağmurun yağışı, Yakup’un su içişinden her sesi ve görüntüyü bir belgesel tadında paralel olarak yakın planlarda izleyiciye sunmaktadır. Karakterlere fazla yakınlaşmamıza izin vermeyen hikaye, karınca ve  sineklerin varlığını oldukça derinden hissettirmektedir.  Çocuklara oldukça fazla diyalog sağlayarak onların bakış açısı ile birlikte renkli bir hikaye sağlar. Yalnız hikayede olan Kadir’e oldu.  Günlük konuşmaları yerinde veren film,  hareketler ve diyalogları hem birleştirdi hem de birbirinden ayırdı.  Özellikle karınca sahnesi; bir kar tanesi ol, kon dilimin ucuna dercesine içimi titretti diyebilirim.

Birden fazla olaya ve insana yer veren hikaye, bir yandan metaforlarıyla yeni dil oluşturdu. Kurtlar, ölümler, hayvanlar ve doğanın etkisi herkese ayrı bir ders verdi. Dönüşen ve değişen insanlığa, tepki ve tepkisizlikle ikilem yarattı.

En sevdiğim sahne ise Turan’ın masada yaptığı tüfek hareketi oldu. Galanın ardından soru cevap kısmında yönetmen Seyid  Çolak, o hareketin birdenbire geliştiğini belirtti.  Turan’ın dünyasını ve bakış açısını anlatan yaratıcı sahnelerden biri oldu.

Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmidir. Galada ayrıca hikaye ararken keşfettiği Mada Adası’ndan geliştiğini söyledi.  Metaforları, karakterlerden daha yakın planda vermeyi tercih eden Çolak, her insanın gelişimine ve dönüşümüne olaylar üstünde farklı etki yaratarak kurduğunu belirtti.  Geceye kattığı “ Kurt, insanların içindeki kurdu” uyandırdı diyerek kırsal kesimden çok ada hayatında daha çok ilgi çektiğini düşünmektedir.

Oyunculuklara gelindiğinde Onur Dilber, hiç beklenmeyen yerlerde verdiği tepkiler; özellikle ölüm ve hayatı anlatan küvet sahnesinde hayatın her iki yüzünü tarif etti.  Tüm karakterler aslında hikayenin başrolü.  Turan karakterini oynayan Serkan Adıgüzel, duygularını hareketleri ile izleyiciyi etkilemektedir.  Göze çarpan isimlerden biri de Münibe Millet’dir.  Yakup’un arkadaşlarını oynayanlar da farklı karakter özellikleri ile hikayeyi süsledi.

Yaşanan olaylardan çok durumları ile seyirciyi derinlere çeken film felsefi ile dikkat çekmektedir. İnsan hikayesinden, yeni yaşama evrilen sahneleri birçok kapıyı açacaktır. Yönetmenin ilk uzun metrajı olmasına rağmen film ve dizi projelerinde beklentiyi yüksek tutmaktadır. Uzun zaman sonra bir araya gelen ekip, samimi konuşmaları ile filmin mesajlarını yansıttı. Vizyona giren bu filmi, sakın kaçırmayın.

İlgili Linkler
Film İncelemeleri
Selim Şentürk
Selim Şentürk Sinemecra Yazarı
Tüm Yorumlar0
Scroll Top